OECD ve Eurostat’tan gelen son veriler, Avrupa’daki genç yetişkinlerin yaşam düzenleriyle ilgili önemli eğilimleri ortaya koyuyor. Özellikle güney ve kuzey Avrupa ülkeleri arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor. Avrupa Birliği (AB) genelinde, genç yetişkinler ortalama 26 yaşında ailelerinden ayrılıyor. Ancak bu ortalama, ülkeler arasında önemli farklılıklar gösteriyor ve kültürel, ekonomik ve sosyal faktörler bu farklılıklarda rol oynuyor. Türkiye’de ise bu yaş ekonomik sorunlara paralel olarak çok daha yükselebiliyor.
Link: Türkiye’de gençlerin aile ile birlikte yaşama durumları ne?
İskandinav ülkelerinde durum ne?
İskandinav ülkeleri olan Finlandiya, İsveç ve Danimarka’da genç yetişkinler, bağımsızlığa ulaşmak için genellikle daha erken hareket ediyor. Bu ülkelerde bireyler, ortalama olarak 21 yaşında evden ayrılıyor. Peki, bu ülkelerde erken bağımsızlaşmanın nedenleri ne?
Bu durum, güçlü sosyal destek sistemleri, uygun fiyatlı konut ve gençlerin erken bağımsızlık kazanmalarını teşvik eden kültürel normlarla açıklanabilir. Ayrıca, bu ülkelerde eğitim ve kariyer gelişimine yapılan vurgu, genç yetişkinlerin bağımsız yaşama geçişini destekliyor.
Güney Avrupa ülkelerinde gençler neden ortalama 30 yaşına kadar evde?
Buna karşılık, Hırvatistan, Slovakya, Yunanistan, İspanya, Bulgaristan ve İtalya gibi güney Avrupa ülkeleri farklı bir tablo sunuyor. Bu ülkelerde genç yetişkinler genellikle 30 yaşına gelmeden evden ayrılmıyor. Uzun süreli aileyle yaşama durumu, ekonomik zorluklar, yüksek genç işsizlik oranları ve aile bağlarına verilen kültürel önemle ilişkilendiriliyor. Ayrıca, iş fırsatlarının yoğunlaştığı kentsel alanlarda yaşam maliyetlerinin yüksek olması, bağımsız yaşamın gecikmesine neden oluyor.
Bu güney Avrupa ülkeleri arasında İtalya, 20 ila 29 yaş aralığındaki bağımsız yaşamayan gençlerin en yüksek oranına sahip. Bu grup içinde yaklaşık %80’i hâlâ aileleriyle yaşıyor; bunu %78 ile Yunanistan, %77 ile İspanya ve %76 ile Portekiz izliyor. Bu rakamlar, genç yetişkinlerin ekonomik belirsizliklerle başa çıkarken aile desteğine olan bağımlılığını gösteriyor.
Karşılaştırıldığında, Birleşik Krallık ve ABD gibi ülkelerde genç yetişkinlerin evde yaşama oranı daha düşük. Bu oran, sırasıyla %43 ve %39 olarak belirleniyor. Bu durum, bu bölgelerde gençlerin bağımsızlığa doğru bir eğilim gösterdiğini ve bunun muhtemelen daha güçlü iş piyasaları ile genç yetişkinler için konut seçeneklerinin bulunabilirliği ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.
İskandinav ülkeleri, güçlü refah sistemleri ve yüksek yaşam standartları ile genç yetişkinlerin ebeveynleriyle yaşama oranlarının en düşük olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Bu oranlar %20’nin altında. Bu durum, genç bireylerin erken bağımsızlık kazanmalarını teşvik eden bir toplumsal yapıyı yansıtıyor ve bu yapı, eğitim ve istihdamı kolaylaştıran politikalarla destekleniyor.
Türkiye’deki Durum
Türkiye’de genç yetişkinlerin yaşam düzenleri, kültürel, ekonomik ve toplumsal faktörlerin benzersiz bir karışımını yansıtıyor. Geleneksel Türk kültürü, aile bağlarına büyük önem veriyor; bu nedenle genç yetişkinler genellikle evlilik öncesinde aileleriyle birlikte yaşıyor. Ancak son yıllarda ekonomik zorluklar bu kalıpları değiştirmeye başlıyor.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşam maliyetlerinin artması, birçok genç yetişkinin bağımsız bir yaşam sürmesini zorlaştırıyor.
Çeşitli araştırmalara göre, Türkiye’deki genç yetişkinler, kuzey Avrupa ülkelerindeki akranlarına kıyasla daha geç bağımsız yaşamaya geçiyor. Ancak bu durum, farklı demografik ve bölgesel gruplar arasında önemli farklılıklar gösteriyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşam maliyetlerinin artması, birçok genç yetişkinin bağımsız bir yaşam sürmesini zorlaştırıyor.
Türkiye’de genç yetişkinlerin büyük bir yüzdesi, 20’li ve 30’lu yaşlarının sonuna kadar aileleriyle yaşıyor. Bu durum, ekonomik baskılar ve sosyal beklentilerin oluşturduğu bir ortamda, evde kalmanın yaygın olduğu bir yapıyı yansıtıyor. Türkiye, İtalya veya Yunanistan gibi ülkelerdeki oranlarla karşılaştırıldığında, bağımsız yaşamayan genç yetişkinler açısından en yüksek yüzdeleri taşımıyor; ancak yine de önemli bir oran var.
Eğitim, Türkiye’deki genç yetişkinlerin yaşam düzenleri üzerinde önemli bir rol oynuyor. Daha fazla genç insan yüksek öğrenim görmeyi tercih ettikçe, evden ayrılma yaşı artıyor. Birçok öğrenci eğitim için farklı şehirlere taşınırken, mezuniyet sonrası istikrarlı bir iş bulamazlarsa ailelerinin yanına geri dönüyor.
Türkiye’de eğitim, istihdam veya mesleki eğitimde olmayan sayı artıyor
Ayrıca, Türkiye’nin NEET (eğitim, istihdam veya mesleki eğitimde olmayan 15-29 yaş arası gençler) oranı, İtalya ve Romanya’da gözlemlenen eğilimlere benzer şekilde artıyor. Bu durum, daha geniş ekonomik zorlukları yansıtıyor ve genç istihdamını ve eğitim fırsatlarını destekleyen politikaların önemini ortaya koyuyor.
Genel olarak, Türkiye’deki genç yetişkinlerin yaşam düzenleri, kültürel normlar ve ekonomik gerçeklerin karmaşık bir etkileşimini sergiliyor ve bu, Avrupa genelinde gözlemlenen eğilimleri yansıtıyor. Ülke gelişmeye devam ederken, bu dinamiklerin anlaşılması, genç yetişkinlerin bağımsızlığa geçişini ve iş gücü piyasasına entegrasyonunu desteklemek için etkili politikaların geliştirilmesi açısından önemli.

