Evlilik kurumu global krizde: Sayılar düşüşü ve değişimi gösteriyor

Tarih:

2000'lerde evlilik çağındaki insanların %1'i boşanmış durumdayken, 2024'e gelindiğinde bu oran %4'e yükselmiştir. 2000'lerde evlilik çağındaki insanların %34'ü hiç evlenmemiş iken, 2024'te bu oran %28'e düşmüştür. Bu düşüş, Türkiye'de evlenmemenin henüz bir tercih olmamasından ve insanların evlenmeye devam etmesine rağmen boşanma oranlarının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Paylaş:

Evlilik kurumu, dünya genelinde ve Türkiye’de giderek daha az tercih edilen, yapısı değişen bir müessese haline geliyor. Konuyla ilgili yapılan saha araştırmaları ve istatistikler, bu dönüşümün ekonomik faktörlerden ziyade sosyolojik ve psikolojik temellere dayandığını ortaya koyuyor. Geçmişte daha işlevsel amaçlarla kurulan evlilikler, günümüzde bireyselleşme ve artan beklentilerle birlikte kırılganlaşıyor. Hepsiveri yorumluyor!

Küresel Evlilik ve Boşanma İstatistikleri: Dramatik Değişim

Evlilik Oranlarında İstikrarlı Düşüş: 1970’lerden bu yana tüm dünyada evlilik oranlarında istikrarlı bir düşüş gözlemleniyor. 2020’lerle birlikte evlilik oranları “dibi vurmuş” durumda.

Ortalama Evlenme Yaşının Yükselmesi: Hem kadınlarda hem de erkeklerde ortalama evlenme yaşı yükseliyor.

ABD Verileri:

1960’larda erkeklerin %54’ü 20-24 yaş arasında evlenirken, 2018’de bu oran 25-29 yaş aralığına kaymış ve bu yaş grubunda evlenme yoğunluğu da azalmıştır.

Orta yaşta olup hiç evlenmeyenlerin oranı 1980’de %7.1 iken, günümüzde %29.1’e yükselerek neredeyse 4 kattan fazla artış göstermiştir.

Kadınların ilk evlenme yaşı da benzer bir yükseliş trendinde: 1960’ta kadınların %40’ı 20-24 yaş arasında evlenirken, 2018’de bu oran %33’ü 25-29 yaş arasına kaymıştır.

Endonezya Örneği:

Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi olan Endonezya’da dahi, son 10 yılda (2014’ten itibaren) yıllık evlilik sayısı 2.4-2.5 milyondan 1.4-1.5 milyona düşmüştür.

Türkiye’deki Durum: Evlilikler Azalıyor, Boşanmalar Rekor Kırıyor

Evlilik Sayısı: Türkiye’de evlilik sayısı 2001’deki 600.000’den günümüzde 560.000’e gerilemiştir.

Evlenme Oranı (Bin Kişiye Düşen): Bin kişiye düşen evlenme oranı 2001’deki 8,3’ten 6,6’ya düşmüştür.

Boşanma Sayısı: 2001’de 91.000 olan boşanma sayısı, günümüzde 187.000’e çıkarak neredeyse iki katına ulaşmıştır.

Boşanma Oranı (Bin Kişiye Düşen): Bin kişiye düşen boşanma sayısı 2,19’a yükselerek zirve yapmıştır.

Evliliklere Oranı: Türkiye’de şu anda gerçekleşen 560.000 evliliğe karşılık 180.000 boşanma gerçekleşmekte olup, bu da evliliklerin neredeyse üçte birinin boşanmayla sonuçlandığı anlamına gelmektedir.

Boşanma Zirvesi: Türkiye, boşanma oranlarında şu an “zirve” dönemini yaşamaktadır. Benzer zirveler ABD’de 1970’lerde, Britanya’da ise 1980’ler ve 1990’larda yaşanmıştır.

Evlilik Çağındaki Nüfus Kompozisyonu (TÜİK Verisi)

2000’lerde evlilik çağındaki insanların %1’i boşanmış durumdayken, 2024’e gelindiğinde bu oran %4’e yükselmiştir.

2000’lerde evlilik çağındaki insanların %34’ü hiç evlenmemiş iken, 2024’te bu oran %28’e düşmüştür. Bu düşüş, Türkiye’de evlenmemenin henüz bir tercih olmamasından ve insanların evlenmeye devam etmesine rağmen boşanma oranlarının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Ortalama İlk Evlenme Yaşı: Erkeklerde 28, kadınlarda ise 25.8’dir.

Kadınların Eğitime Erişimi: 1997’de yükseköğrenime devam eden kadın oranı %9.7 iken, bugün bu oran %49’a yükselmiştir. Erkeklerde ise bu oran %40’tır.

Kadın İstihdamı: Türkiye’de kadın istihdamı hala %30’lar civarında düşük seyretmektedir.

Uzmanlar, kadın istihdamı arttıkça evlilik sayısında daha belirgin bir azalma ve boşanma sayısında artış bekleneceğini belirtmektedir.

Evliliğin Maliyeti: Düğün ve ev kirası gibi giderlerin 800.000 TL ile 1 milyon TL’ye ulaşması, evlenmek isteyen gençlerin karşılaştığı önemli ekonomik engellerden biridir.

Evlilikleri Azaltan Temel Faktörler: Sosyolojik Dönüşüm Önde

Uzmanlar, evlilik oranlarındaki düşüşün doğrudan ekonomik krizlerle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Aksine, ekonomik kalkınma arttıkça evlilik oranları düşmekte, boşanma oranları ise artmaktadır. Bu durumun arkasındaki temel nedenler şunlardır:

Kadınların Ekonomik Özgürlüğü ve Eğitimi: Evlilik sayılarının azalmasındaki en önemli faktör, kadınların iş gücüne katılımı ve ekonomik özgürlüklerini kazanmasıdır. Geçmişte evlilik kadınlar için bir “kurtuluş” iken, günümüzde eğitim alan ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar, mutsuz oldukları evlilikleri sürdürmek zorunda hissetmemektedir.

Değişen “Eşleşme Pazarı” (Mating Market): İyi eğitimli ve kariyer sahibi kadınların statülerinin yükselmesi, onlarla eşleşebilecek erkek sayısını azaltmaktadır. Türkiye’deki genç işsizlik de erkek havuzunu daraltmakta, bu durum evlenmeyi zorlaştırmaktadır.

Artan Bireyselleşme ve Beklentiler: Şehirleşme ve internet toplumunun getirdiği bireyselleşme, evlilik dışı alternatifler sunmakta ve evliliğe karşı mesafeyi artırmaktadır. “Ben” odaklı (özellikle Z kuşağı) jenerasyonların partnerlerinden ve hayattan çok yüksek beklentileri olması, uzun süreli ilişkilerin kurulmasını zorlaşmaktadır.

İnsan Ömrünün Uzaması: Ortalama insan ömrünün 80-90 yıla çıkması, 25 yaşında verilen bir evlilik kararının 60 yıl boyunca sürdürülmesi fikrini “çok garip” ve “absürt” kılmaktadır.

Evliliğin Fonksiyonel İhtiyacının Azalması: Günümüzde bireyler kendi kendilerine yetebilmektedir (yemek yapma, ev işleri, gelir elde etme). Bu durum, evliliğin maddi veya fonksiyonel bir “yapboz” tamamlama ihtiyacını azaltmaktadır. Geriye kalan tek motivasyonun “duygusal destek” olması çoğu zaman yeterli bir dayanak oluşturmamaktadır.

Duyguların Kırılganlığı: Geçmişte evlilik “müşterek hayat kurma projesi” olarak miras, çocuk ve ekonomi gibi unsurlara dayanırken, günümüzde daha çok “duygusal niyetle, aşk ve mutluluk amacıyla” kurulmaktadır. Ancak duyguların gelip geçici ve kırılgan doğası, evliliği “iskambil kartı gibi kırılgan bir yapıya” oturtmaktadır.

Artan Seçenekler ve Fırsat Maliyeti: Şehirleşme ve sekülerleşme, bireylere çok sayıda alternatif sunmaktadır. Partnerin bariz bir eksikliği gidermemesi durumunda, dışarıdaki fırsat maliyeti, evlilik taahhüdüne girmeyi anlamsız kılabilmektedir.

Evliliğin Geleceği ve Nitelikleri

Uzmanlar, evlilik “formatının” kendisinde yapısal bir sorun olduğunu, zira mevcut evliliklerin %70-80’inin sorunlu, kavgalı ve mutsuz olduğunu belirtmektedir. Ancak, evliliğin bir zorunluluk olmaktan çıkmasıyla birlikte, daha az sayıda yapılan evliliklerin kalitesinin daha yüksek olabileceği de ifade edilmektedir. Uzun vadeli evliliklerdeki en iyi senaryonun “iki iyi arkadaş” olmak olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye’deki mevcut trendler (yüksek boşanma oranı ve artan evlenme yaşı), gelecekte ABD gibi ülkelerde görülen “hiç evlenmeme” trendinin başlayabileceğine işaret etmektedir.

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 43’ü bakım sorumluluğu taşıyor

Türkiye’de 18-74 yaş grubundaki yetişkinlerin neredeyse yarısı ev içinde...

Türkiye – Avrupa göçü 2025: eğilimler, riskler ve iş birliği

AB dış sınırlarında tespitler gerilese de Türkiye, Avrupa’ya yönelen...

Dünyada din trendleri : Ülkelerin inanç oranları yıllara göre nasıl değişti?

Dünyada dinin bireylerin hayatındaki önemi, ülkeden ülkeye büyük farklılıklar...

Üniversite mezunu gençlerin yüzü Avrupa’ya dönük: “Beyin göçü güncelleniyor […]”

Türkiye’den yükseköğretim mezunu gençlerin yurtdışına göçü, artan bir eğilim...

Gametofobi: İstatistiklerle Evlilik Korkusunun Yükselişi

Yunanca "gamos" (evlilik) ve "phobos" (korku) kelimelerinden türeyen gametofobi,...

Ölüm nedenlerinde cinsiyet anomalisi

TÜİK'in seçilmiş ölüm nedenleri verilerinde, kadın ve erkek ölüm...

Ocak ayı ölüm ajansı: Soğuklar ve sıcaklar can alıyor

Türkiye'de yılın en soğuk ayı olan Ocak, aynı zamanda...

İlgili yazılar

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama etkisi her yıl daha fazla hissedilen istilacı türlerden biri....

Meta’nın karanlık açığı: Çocuk istismarı reklamları, algoritmalar ve “suçlu veri katmanı” tartışması

BBC'nin Hindistan'da yürüttüğü araştırma, Meta'ya ait Instagram'ın, bazı kullanıcılara çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini pazarlayan paralı reklamlar gösterdiğini...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...