İbrahim Haskoloğlu’nun bu hafta gündeme taşıdığı konu, bir teknik aksaklığın çok ötesine işaret ediyor: Milyonlarca Türk vatandaşının Avrupa’ya erişim hakkı, organize bir dijital stokçuluk ağı tarafından gasp ediliyor.
Schengen vizesi almak Türk vatandaşları için yıllardır zorlu bir süreç. Ancak birçok insan tarafından deneyimlenen bu haftaki gelişmeler, zorlukların yalnızca bürokratik olmadığını ortaya koydu. Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, vize randevularının bot yazılımlarla toplanıp yeniden satıldığını belgeledi. Konunun yankı bulmasıyla birlikte Avrupa Birliği yetkilileri resmi inceleme başlattı, hatta büyükelçiliklerden Haskoloğlu’na teşekkür mesajları iletildi.
X sitesi ise, marka haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Haskoloğlu’nun tweet’ini yayından kaldırdı.

Hangi vizeler ve hangi ülkeler söz konusu?
Sorun esas olarak Schengen vizesi etrafında şekilleniyor. İspanya, İtalya, Almanya, Fransa ve Hollanda başta olmak üzere 27 AB üyesi ülkeyi kapsayan bu vize, Türk vatandaşlarının Avrupa’ya kısa süreli girişinde -turistik, iş veya aile ziyaretleri için- zorunlu tutuluyor.
Başvurular, ülkelerin konsolosluklarından değil çoğunlukla VFS Global ve IDATA gibi özel aracı firmalar üzerinden alınıyor. Randevu almak resmi olarak ücretsiz. Ancak bu ücretsiz hizmet fiilen çalışmıyor. Zira bot yazılımlar sisteme müdahale ediyor.
Karaborsanın özellikle yoğunlaştığı ülkelerin başında Polonya, İspanya ve Fransa geliyor. Sosyal medyada bu ülkelerin randevularının dakikalar içinde kapandığına dair yüzlerce şikayet birikmiş durumda.
Bot yazılımlar nasıl çalışıyor?
Sistemin işleyişi son derece mekanik ve sistematik:
1. Randevu portalı açılır: VFS Global gibi aracı firma, takvime yeni slot ekler.
2. Botlar devreye girer: Özel yazılımlar, sistemi sürekli tarıyor; slotlar açılır açılmaz saniyeler içinde tüm randevuları topluyor.
3. Yapay kıtlık yaratılıyor: Kamuya açık ve ücretsiz olan randevular, gerçek vatandaşlara kapanmış görünüyor.
4. Karaborsa devreye giriyor: Bu randevular “vize danışmanlık şirketi” kisvesi altında faaliyet gösteren yapılar tarafından 250 ila 400 Euro arasında yeniden satışa çıkarılıyor. Bu paralar, vize veren kuruma değil, bizzat aracılık eden kurumun aldığı paralar.
5.”Garantili vize” paketi: Bir üst seviyede ise 5.000–10.000 Euro karşılığında “garantili vize” vaat ediliyor; Haskoloğlu, bu yazışmaları belgeledi. https://x.com/haskologlu/status/2039996741320098267

Bu yapılan aslında dijital bir stokçuluk. Normalde kamuya açık bir hak olan randevu, yapay kıtlık yaratılarak paraya çevriliyor.
Hukuki Boyutu
Bu düzenin hukuki karşılığı ağır. Söz konusu eylemler; bilişim sistemine müdahale, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve organize yapı varsa suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını barındırıyor. Ancak, yıllardır sistem böyle devam ediyor ve bireysel maillerle soruların sorulduğu kurumlar böyle bir sistem olduğunu inkar ediyordu.
Vize, Türkiye için ne anlama geliyor?
Türk vatandaşları için Schengen vizesi almak hem pahalı hem uzun soluklu, hem de giderek daha riskli bir süreç. Vize işleminin yalnızca randevu ayağında değil, tüm süreç boyunca ciddi maliyetler çıkıyor. Türkiye pasaportu Dünya’nın en pahalı pasaportlarından biri.P asaport harcı, 1 yıllık 4.000 TL, 10 yıllık ise 13.000 TL. Ama sorun burada bitmiyor. Türkiye’de uygulanan ve başka ülkelerde uygulanmayan yurt dışı çıkış harcı bedeli 1.000 TL’yi aşmış durumda. Ülkeden çıkacağım diyen Türk vatandaşı herkesten bu bedel alınıyor. Bu haberin konusu olan karaborsa randevu ücreti 250-400 Euro aralığında. Danışmanlık şirketi kullanılırsa, başvuru evrakları için ayrıca ücret alınabiliyor. Vize ücreti değişmekle birlikte, AB için yaklaşık 80 Euro. Red gelirse ise bütün bu ücretler yanıyor, vize harcı iade edilmiyor.
HepsiVeri, genelde sayısal haberler yapıyor. Sayısal olarak vize konusuna bakıldığında tablo çarpıcı: 2024 yılında Türkiye’den 1 milyon 173 bin 917 Schengen vizesi başvurusu yapıldı. Bu, Çin’in ardından dünyada en fazla başvuru yapılan ikinci ülke konumunu koruduğunu gösteriyor. Başvuruların %14,5’i reddedildi. 2015’teki %3,9’luk ret oranıyla kıyaslandığında bu sayı, 10 yılda yaklaşık dört katına çıkmış demek.Bu kadar yoğun olarak yurt dışı seyahatin tercih edilme sebebi ise yurt dışı noktaların daha çok tercih edilme sebebinin olması.
| Yıl | Başvuru sayısı | Red oranı |
|---|---|---|
| 2015 | bilinmiyor | %3.9 |
| 2022 | ~860 bin | %15,7 |
| 2023 | 1.055.885 | %16,1 |
| 2024 | 1.173.917 | %14,5 |
** AB Komisyonu’nun kamuya açık Schengen vize istatistikleri
Avrupa ülkeleri için anlamı ne?
AB tarafı için mesele hem bürokratik hem siyasi hem de ekonomik boyutlar taşıyor.
Bürokratik yük: Türkiye, Schengen vizesi için dünyanın en fazla başvuru yapan ikinci ülkesi. Bu yoğunluk, konsoloslukların kapasitesini fiilen zorluyor; bot kaynaklı stres, sistemin tümünü daha da tıkıyor. İktisadi Kalkınma Vakfı, sadece 2024’de Türkiye’deki yurttaşların vize başvuruları için toplam 85.000.000 Euro (85 milyon Avro) ödediklerini söylüyor.
Karşılıklılık sorunu: Pek çok AB vatandaşı Türkiye’ye kimlik kartıyla, pasportsuz girebilirken Türk vatandaşları mütekabiliyet ilkesinden yoksun şekilde aylarca vize süreciyle uğraşmak zorunda kalıyor. Bu asimetri, Türkiye-AB ilişkilerindeki temel gerilim noktalarından biri olmaya devam ediyor.
Vize Serbestisi Diyaloğu:Türkiye ile AB, 2013’ten bu yana vizesiz seyahati hedefleyen bir diyalog yürütüyor. 72 kriter belirlendi; ancak süreç, özellikle 2016 sonrasında fiilen dondu. Bu arada AB Komisyonu, Temmuz 2025’te daha önce uyumlu seyahat sicili olan Türk vatandaşlarına kademeli çok girişli vize uygulaması başlattı. Bu adım olumlu karşılandı; ancak vizesiz seyahatin hâlâ gündemde olmadığını gösteriyor.
Baskı ve sansür: Sistem kendini koruyor
Haskoloğlu’nun haberi yayılmaya başlar başlamaz, söz konusu yapıların karşı hamle yaparak, gazetecinin Instagram’daki videosu, organize şikayetler ve sahte telif başvurusu yöntemiyle kaldırıldı. Karaborsa şirketleri, kendi faaliyetlerini ifşa eden içerikleri “yalan haber” olarak işaretleyerek platformlara şikayet etti. Yüzlerce şikayet alan sosyal medya araçları X ve Instagram erişimleri durdurdu.
Bu davranış biçimi, ağın ne denli organize çalıştığını ve sistemi korumak için aktif adımlar attığını gösteriyor.
Çözüm var mı?
Soruna çözüm üretmek teorik olarak mümkün. Konu hakkında “işte bu yüzden vize alamıyorsun” başlıklı bir video yayınlayan SadeceEnes takma isimli Enes Aslanlı ve Haskoloğlu’nun önerileri şu noktalarda örtüşüyor:
– “İlk gelen alır” modeli kaldırılmalı. Botların hız avantajını sıfırlayan kura veya havuz sistemi getirilmeli; belirli bir süre içinde başvuran herkes havuza girebilmeli.
– Kimlik doğrulama katmanı sertleştirilmeli. Aynı pasaport numarasıyla birden fazla aktif randevu yasağı, vatandaş doğrulaması zorunlu hale getirilmeli.
– Karaborsa açık suç olarak tanımlanmalı. Vize randevusu satışı platforma bildirim yükümlülüğü kapsamına alınmalı, banka ve ödeme takibi yapılmalı.
– Devlet müzakere masasına oturmalı. Konsolosluklarla standart belge listeleri ve otomatik ön değerlendirme sistemleri için teknik işbirliği yapılmalı.
Haber: Onur Metin | HepsiVeri
