Kıyamet saati tarihinde bir ilk: İnsanlık 12’ye 85 saniye kala

Tarih:

Chicago merkezli Atom Bilimcileri Bülteni Bulletin of the Atomic Scientists, 2026 Doomsday Clock’ı (Kıyamet Saati) insanlığın varlığını tehdit eden küresel risklerin tarihsel olarak en kritik seviyesine işaret edecek şekilde ayarladı. Saat 12’ye sadece 85 saniye kala olarak belirlendi ve bu, tarihte insanlığın kıyamete en yakın noktada olduğunu gösteriyor. Bu sembolik gösterge, nükleer silahlar, iklim değişikliği, biyolojik tehditler ve yapay zekâ gibi insan kaynaklı riskleri kapsamlı biçimde değerlendiriyor.

Paylaş:

Chicago merkezli Atom Bilimcileri Bülteni Bulletin of the Atomic Scientists, 2026 Doomsday Clock’ı (Kıyamet Saati) insanlığın varlığını tehdit eden küresel risklerin tarihsel olarak en kritik seviyesine işaret edecek şekilde ayarladı. Saat 12’ye sadece 85 saniye kala olarak belirlendi ve bu, tarihte insanlığın kıyamete en yakın noktada olduğunu gösteriyor. Bu sembolik gösterge, nükleer silahlar, iklim değişikliği, biyolojik tehditler ve yapay zekâ gibi insan kaynaklı riskleri kapsamlı biçimde değerlendiriyor.

Kıyamet saati nedir?

Neyi gösterir?

  • Saat, 12:00’ye yaklaştıkça insanlığın felaket riskinin arttığını ifade eder.
  • 12:00, “kıyamet”i veya insanlığın ciddi biçimde tehdit altında olduğu durumu simgeler.
  • Riskler yalnızca nükleer silahlarla sınırlı değildir; iklim değişikliği, biyolojik tehditler, yapay zekâ ve teknoloji kaynaklı felaketler de dikkate alınır.

Nasıl belirlenir?

  • Saat, Bulletin of the Atomic Scientists’ın Bilim ve Güvenlik Kurulu (SASB) tarafından yıllık olarak ayarlanır.
  • Kurul, nükleer risk uzmanları, iklim bilimciler ve diğer güvenlik uzmanlarından oluşur.
  • Saatin ayarlanmasında, güncel küresel olaylar ve uzun vadeli eğilimler dikkate alınır.

Tarihçesi

  • 1945: Bulletin of the Atomic Scientists kuruldu (Einstein ve Manhattan Projesi bilim insanları tarafından).
  • 1947: Kıyamet Saati yaratıldı; sembol olarak “kıyamet” (midnight) ve nükleer patlama dilini (countdown) kullanıldı.
  • Günümüzde saat, insan kaynaklı küresel tehditlerin ciddiyetini ölçmek için evrensel olarak tanınan bir gösterge hâline geldi.

Anlamı

  • Saat gerçek bir saat değil, sembolik bir uyarıdır.
  • 12’ye yaklaşması, “liderlerin acilen aksiyon alması gerekiyor” mesajını verir.
  • Örneğin 2026’da saat 12’ye 85 saniye kala olarak ayarlandı; bu, tarihteki en kritik seviye olarak kayıtlara geçti.

video hakkında açıklama:

Ne Olacak?

Kıyamet Saati’nin yöneticisi Bulletin, 2026 zamanını Nobel Barış Ödüllü gazeteci Maria Ressa ve nükleer silahlar, iklim değişikliği, biyolojik tehditler ve yıkıcı teknolojiler konusunda önde gelen uzmanların katıldığı canlı basın toplantısında açıklayacak. Saatin ayarlanması kararı, Bulletin’in Bilim ve Güvenlik Kurulu (SASB) tarafından alınır ve bu karar, aralarında sekiz Nobel Ödüllü’nün de bulunduğu Sponsorluk Kurulu ile istişare edilerek uygulanır.

Kimler Katılacak?

Maria Ressa – Rappler’in kurucusu ve CEO’su, Columbia Üniversitesi Uluslararası ve Kamu İşleri Okulu (SIPA) Profesör, 2021 Nobel Barış Ödülü sahibi.

Alexandra Bell – Atom Bilimcileri Bülteni Başkanı ve CEO’su.

Daniel Holz, PhD – Chicago Üniversitesi Fizik, Astronomi ve Astrofizik Bölümleri, Enrico Fermi Enstitüsü ve Kavli Kozmolojik Fizik Enstitüsü Profesörü; SASB Başkanı.

Steve Fetter, PhD – Maryland Üniversitesi Kamu Politikası Profesörü ve eski dekan, Amerikan Fizik Derneği (APS) üyesi, Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) Uluslararası Güvenlik ve Silah Kontrol Komitesi (CISAC) üyesi, SASB üyesi.

Inez Fung, ScD – Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley, Atmosfer Bilimleri Profesörü (emerita), SASB üyesi.

Asha M. George, DrPH – Atlantic Council Biyogüvenlik Çift Partili Komisyonu İcra Direktörü, SASB üyesi.

Jon B. Wolfsthal – Federation of American Scientists (FAS) Küresel Risk Direktörü, SASB üyesi.

Neden?

Kıyamet Saati, insanlığın kendi kendini yok etme riskine ne kadar yakın olduğunu simgeleyen bir metafordur. Bu sembol, dünyadaki en acil, insan kaynaklı varoluşsal tehditlere çözüm bulunması ve saatin 12’den uzaklaştırılması için harekete geçilmesi çağrısı niteliğindedir.

Bulletin’in SASB’i, nükleer risk, iklim değişikliği, biyolojik tehditler ve yapay zekâ gibi yıkıcı teknolojiler alanında küresel olarak tanınmış liderlerden oluşan seçkin bir gruptur. SASB üyeleri yalnızca Kıyamet Saati’ni ayarlamakla kalmaz; ayrıca, haber değeri taşıyan gelişmeleri belirler ve bunlar hakkında uzman analizleri sağlar.

Bulletin’in Sponsorluk Kurulu, Aralık 1948’de Albert Einstein tarafından kurulmuş, ilk başkanı J. Robert Oppenheimer olmuştur. Sponsorluk Kurulu üyeleri, dünyanın en başarılı bilim ve güvenlik liderleri arasından seçilir ve Bulletin’in faaliyetleri ve yayınlarının önemini pekiştirmek amacıyla görevlendirilir.

Felaket riskleri neden artıyor?

2026’da öne çıkan başlıca riskler şunlar:

  • Nükleer silahlar: ABD, Rusya ve Çin’in stok ve modernizasyon yarışları, New START anlaşmasının sona ermesi ve olası yeni nükleer testler küresel riskleri artırıyor. Jon Wolfsthal, nükleer modernizasyonun artması ve uluslararası istikrarın bozulmasının tüm gezegeni tehdit ettiğini belirtiyor.
  • İklim krizi: Atmosferdeki CO₂ seviyesi pre-endüstri döneminin %150’sine ulaştı; 2024 ve 2025 küresel sıcaklıkları tarihsel olarak en yüksek seviyelerde ölçüldü. Sel ve kuraklık felaketleri, milyonlarca insanın yaşamını etkiledi. Inez Fung, fosil yakıtların azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımının artırılmasının kritik olduğunu vurguladı.
  • Biyolojik tehditler: Laboratuvar ortamında üretilen “mirror life” gibi potansiyel olarak tüm yaşamı tehdit eden yapılar; pandemi hazırlık kapasitesinin zayıflaması, devlet destekli biyolojik silah programları ve AI destekli patojen tasarımı. Asha M. George, uluslararası işbirliği ve hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
  • Yapay zekâ ve bilgi krizi: AI’nin askeri ve biyolojik alanlarda potansiyel kullanımı; yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun küresel işbirliğini engellemesi. Steve Fetter, teknolojik rekabetin işbirliğini engellediğine ve güvenlik risklerini artırdığına dikkat çekiyor.
  • Jeopolitik riskler: Artan milliyetçi ve otoriter eğilimler, uluslararası işbirliğini zayıflatıyor; “biz ve onlar” yaklaşımı, nükleer, iklim ve teknolojik tehditlerin hızını artırıyor.

Risk alanlarının sayısal ve görselleştirilmiş analizi

Nükleer silahlar

  • Dünya çapında yaklaşık 13.000 nükleer savaş başlığı mevcut, %90’ı ABD ve Rusya’ya ait.
  • Çin son 5 yılda başlık sayısını %30 artırdı; ABD ve Rusya modernizasyon yarışını sürdürüyor.
  • New START anlaşmasının 2026’da sona ermesi stratejik dengeyi riske atıyor.

İklim krizi

  • Atmosferdeki CO₂ seviyesi: %150 pre-endüstri seviyesi
  • 2024-2025 küresel sıcaklıkları 175 yıllık kayıtların en yüksekleri
  • Son dört yılda Avrupa’da 60.000’den fazla sıcaklığa bağlı ölüm
  • Sel ve kuraklık felaketleri nedeniyle toplam 850.000’den fazla kişi yerinden edildi

Biyolojik tehditler

  • Mirror life: laboratuvar ortamında yaratılabilecek ve doğada kontrolsüz yayılma potansiyeline sahip sentetik canlılar
  • AI destekli patojen tasarımı ve devlet destekli biyolojik silah programları
  • COVID-19 sonrası hazırlık kapasitesindeki düşüş

Yapay zekâ ve bilgi krizi

  • AI’nin askeri ve biyolojik alanlarda kullanımı artıyor
  • Yanlış bilgi yayılımı ve dezenformasyonun küresel işbirliğini engellemesi

Jeopolitik riskler

  • Milliyetçi ve otoriter eğilimlerin artışı; ABD, Rusya ve Çin gibi nükleer güçlerde etkili
  • Bölgesel çatışmalar: Hindistan-Pakistan, İsrail-İran ve Rusya-Ukrayna

Son 10 yılın verileri

Yıl Kalan süre 12:00’a Öne çıkan gerekçeler
2014 5 dk Ukrayna krizi, kimyasal silah riski
2015 3 dk İklim değişikliği, nükleer silahlanma
2016 3 dk Nükleer riskler, iklim krizi
2017 2.5 dk Kuzey Kore gerginliği
2018 2 dk ABD-Rusya nükleer modernizasyonu
2019 2 dk Küresel iklim krizi, nükleer riskler
2020 100 sn Pandemi, nükleer tehditler
2023 100 sn Jeopolitik gerginlikler, iklim krizi
2026 85 sn Nükleer riskler, AI, biyolojik tehditler, iklim krizi

Uzmanlar ne öneriyor?

  • Nükleer silahlar: Stratejik diyalogların sürdürülmesi, silah stoklarının azaltılması ve uluslararası anlaşmaların yenilenmesi
  • İklim krizi: Fosil yakıt kullanımını azaltacak teşvikler, yenilenebilir enerji yatırımları, sera gazı izleme ve bilim temelli politikalar
  • Biyolojik tehditler: Uluslararası işbirliği, AI destekli biyolojik risklerin azaltılması, laboratuvar denetimleri, hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi
  • Yapay zekâ: Uluslararası yönergeler ve sınırlandırmalar
  • Jeopolitik işbirliği: Liderlerin uluslararası diplomasiyi önceliklendirmesi, şeffaf iletişim ve işbirliği

Somut eylem çağrıları

  • ABD ve Rusya nükleer silah limitleri ve mevcut moratoryumu sürdürmeli; diğer nükleer güçler de benzer önlemler almalı
  • AI ve biyolojik riskler için uluslararası anlaşmalar ve ulusal düzenlemeler yürürlüğe konmalı
  • ABD Kongresi, fosil yakıt bağımlılığını azaltacak ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak politikaları desteklemeli
  • ABD, Rusya ve Çin, askeri AI kullanımında anlamlı yönergeler geliştirmeli

Sembolik ama kritik bir uyarı

Doomsday Clock, insanlığın felakete yaklaşma riskini sembolik olarak gösteren küresel bir uyarı sistemi olarak öne çıkıyor. Saatin 12’ye 85 saniye kala ayarlanması, tarihin en kritik seviyelerinden birini işaret ediyor ve insanlığın karşı karşıya olduğu tehditlerin ciddiyetini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu sembolik gösterge yalnızca nükleer silahlar açısından değil, aynı zamanda iklim krizinin hızla ilerlemesi, yapay zekâ ve biyoteknoloji gibi teknolojik gelişmelerin olası tehlikeleri, pandemi hazırlık kapasitesinin eksiklikleri ve artan jeopolitik gerilimler gibi bir dizi risk faktörünü de kapsıyor.

Uzmanlar, bu seviyenin bir uyarı niteliğinde olduğunu ve liderlerin acilen harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor. Stratejik nükleer silahların sınırlandırılması, iklim politikalarının güçlendirilmesi, uluslararası işbirliğinin artırılması ve yapay zekâ ile biyolojik riskler için düzenleyici çerçevelerin oluşturulması, bu kritik durumda atılması gereken adımlar arasında sayılıyor. Ayrıca, toplumların ve bireylerin bu uyarıyı görmezden gelmemesi, küresel felaketi önlemek için gerekli kamu bilincini oluşturması açısından büyük önem taşıyor.

Kısacası, Doomsday Clock sadece bir saat değil; insanlığın mevcut gidişatını ve gelecekteki olası felaket senaryolarını somutlaştıran bir sembol olarak işlev görüyor. Bu nedenle, saat 12’ye yaklaşırken hem devlet liderleri hem de uluslararası topluluklar için acil ve koordineli eylem çağrısı niteliğinde oluyor; zamanın daraldığını ve tehlikelerin gerçek olduğunu hatırlatıyor.

Haber: Onur Metin | HepsiVeri

Kaynaklar

  • Bulletin of the Atomic Scientists, 2026 Doomsday Clock Statement – thebulletin.org/doomsday-clock
  • Son 10 yıl verileri ve SASB uzman yorumları
  • Chicago Üniversitesi, Columbia Üniversitesi ve Atlantic Council raporları

 

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama...

Türkiye’de yabancılar için ikamet izni harç tutarları 2026: Yıllara göre değişim ve son zam tartışmaları

Türkiye, coğrafi konumu, ekonomik fırsatları, turistik cazibesi ve görece...

Gazeteciliğin Bedeli, Cezaevi, soruşturma ve yoksulluk: TGS Basın Özgürlüğü raporu yayında

TGS’nin 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu, Türkiye’de gazeteciliğin yalnızca yargısal...

Almanya geri dönüşümde Avrupa liderliğini koruyor, Türkiye’nin hedefi sıfır atık ama…

Almanya, Avrupa’da atık yönetiminde uzun yıllardır referans noktasını korurken,...

Vize randevuları nasıl karaborsaya düştü? Vize karaborsası ne gösteriyor?

İbrahim Haskoloğlu'nun bu hafta gündeme taşıdığı konu, bir teknik...

Silah pazarı büyürken barış küçülüyor: ABD zirvede, müşteriler savaş hatlarında toplanıyor

Silah ihracatının yeni haritasında paylar değişiyor, bağımlılık derinleşiyor, savaş...

Netflix önerileri artık sadece zevk meselesi değil: Tartışma kullanıcı hakkına kayıyor

Netflix’in “sana özel” önerileri uzun süredir kişiselleştirme başarısının örneği...

İlgili yazılar

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama etkisi her yıl daha fazla hissedilen istilacı türlerden biri....

Meta’nın karanlık açığı: Çocuk istismarı reklamları, algoritmalar ve “suçlu veri katmanı” tartışması

BBC'nin Hindistan'da yürüttüğü araştırma, Meta'ya ait Instagram'ın, bazı kullanıcılara çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini pazarlayan paralı reklamlar gösterdiğini...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...