CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

Tarih:

Paylaş:

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “mutlak butlan” kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin ardında çarpıcı bir paradoks yatıyor. Karar reddediliyor, ama karar hakkında çok az şey biliniyor.

KONDA’nın 23–25 Mayıs 2026 tarihlerinde 67 ilde 1514 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, sürecin kamuoyundaki izini üç temel başlıkta ortaya koyuyor: görüş, bilgi ve beklenti.

Karar reddediliyor, ama sessizce

Toplumun yüzde 52’si Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kurultayı iptal eden kararını yanlış buluyor. Doğru bulanlar yalnızca yüzde 11’de kalırken, dikkat çekici olan geniş bir “ortada kalma” eğilimi. Katılımcıların yüzde 37’si ne doğru ne yanlış diyor ve pozisyon almıyor.

Bu tablo, tepkinin duygusal olmaktan çok mesafeli bir ret niteliği taşıdığını gösteriyor. Araştırma bulgularına göre “ortada kalma” eğilimi, başta AK Parti seçmeni olmak üzere kararsız ve oy kullanmayacağını belirten gruplar arasında belirgin biçimde yüksek. Kutuplaşmadan kaçma çabası, pozisyon üretmekten ağır basıyor.

Temmuz 2025 ve Mayıs 2026’da CHP Kurultay Davasından haberdar olma eğilimi artarken, Mayıs 2026 sonunda “davayı duymadım” diyenlerin oranı hala %45. Ancak davanın siyasi bir operasyon olduğunu düşünenler %4 artmış durumda.

Kavram bilinmiyor – ama hızla öğreniliyor

“Mutlak butlan” ifadesi, yalnızca bir haftada geniş kitlelere ulaştı. Araştırma yapılmadan önce kavramı bilen katılımcıların oranı yüzde 29’da kalırken, yüzde 25 kavramı yalnızca son bir haftada öğrendiğini söylüyor. Toplumun yüzde 46’sı ise kavramı hâlâ hiç duymamış. Bu veriler araştırmanın yapıldığı 23-25 Mayıs 2026 tarihinden.

Farklı partileri destekleyenlerin , “mutlak butlan” kavramını bilip bilmediklerine dair verilere göre,”mutlak butlan kavramını bilmiyorum” diyen oranın en yüksek olduğu grup AKP’liler. AKP’lilerde hiç duymamış olanların oranı %69. Bunu %67 ile oy kullanmayanlar, %59’la kararsızlar ve %37 ile MHP’liler takip ediyor.

Gündemin yoğunlaşması farkındalığı hızla artırıyor. Ancak bu artış derinlik değil, yüzey bilgisi üretiyor. Siyasi ayrışma da bu başlıkta belirgin. CHP seçmeninin yaklaşık yarısı kavrama hakimken, AK Parti seçmeninin yüzde 69’u kavramdan haberdar değil. DEM Parti ve MHP seçmeninde ise “yeni öğrenme” oranları öne çıkıyor. Bilgi dağılımı siyasi aidiyetle doğrudan paralel seyrediyor.

Çözüm talebi bölünmüyor: “Bir an önce kurultay”

Karar hakkındaki görüşler ayrışsa da “bundan sonra ne olmalı” sorusunda farklı seçmen grupları beklenmedik biçimde yakınlaşıyor. Her 5 kişiden yaklaşık 3’ü CHP’nin en kısa sürede yeni bir kurultay toplaması gerektiğini düşünüyor. Bu eğilim hem muhalefet hem iktidar bloğu seçmenlerinde baskın çıkıyor.

Mevcut yönetimin göreve devam etmesi ya da Kılıçdaroğlu’nun parti başına geri dönmesi görüşleri daha sınırlı ve belirli seçmen bloklarına özgü kalıyor. Kılıçdaroğlu’nun dönüşü daha çok AKP ve MHP seçmenlerince savunulurken, mevcut yönetimin ısrarla devamı, -hukuksal olarak sürdürülebilir bir seçenek olmasa da- CHP ve DEM Parti seçmenlerinin bir bölümünde duygusal bir tepki olarak öne çıkıyor

Ekonomik endişe neredeyse oybirliğiyle

Siyasi görüş ayrılıkları ne olursa olsun, sürecin ekonomik etkisi konusunda kamuoyunda neredeyse tam bir uzlaşı var. Katılımcıların yüzde 51’i gelişmelerin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini öngörüyor. Olumlu etki bekleyenler yalnızca yüzde 4. Siyasi belirsizlik dönemlerinde ekonomik güven algısının ne denli kırılgan olduğunu gösteren bu veri, krizin yönetimindeki maliyetin salt siyasi değil, ekonomik de olduğuna işaret ediyor.

Toplum kararın arkasında değil, süreci tam olarak bilmiyor ve

Araştırma bulgularının bütünü, kamuoyunun bu sürece bakışını üç cümleyle özetliyor: Toplum kararın arkasında değil. Toplum süreci tam olarak bilmiyor. Toplum uzamasını istemiyor.
Bu tablo, önümüzdeki dönem için güçlü bir sinyal taşıyor: Meşruiyet tartışması derinleştikçe, seçmen hızlı çözüm ve istikrar talebini daha yüksek sesle dile getiriyor. Sürecin erken seçim beklentisini yalnızca iki haftada yukarı taşımış olması da bu dinamiğin siyasette nasıl yansıma bulduğunun erken bir göstergesi.

Kaynak:

Araştırma KONDA Barometresi aboneleri için KONDA Araştırma ve Danışmanlık A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir. Yüzde 95 güven aralığında hata payı ±2,5 puandır.

Haber Onur Metin tarafından HepsiVeri için yazılmıştır.

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki...

AI ajanları neden Marxist konuşmaya başladı? Dijital emek, sömürü ve persona ekonomisi

Son haftalarda gündeme düşen bir Stanford deneyi, ilgi çekici...

MacBook Air M5 Türkiye’de bir junior developer için ne kadar ulaşılabilir?

Apple’ın mart ayında tanıttığı MacBook Air M5, teknik özellikleriyle...

Türkiye’de genç işsizliği ve “ilk iş” bariyeri: Mezunlar ortalama 14,4 ayda işe yerleşiyor

Türkiye’de gençler ve yeni mezunlar için “ilk işe geçiş”,...

Verilerle Cumhurbaşkanına Hakaret Davaları

Cumhurbaşkanı'na hakaret başlığı, artık Türkiye'de yalnızca dönemsel tartışmalara eşlik...

İlgili yazılar

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...

Kanserin coğrafyası: Doğu Avrupalı erkek, Batı Afrikalı kadın neden bu kadar farklı?

2024 yılında Freddie Bray ve arkadaşları 185 ülkedeki 36 kanser türünü inceleyen "Global Cancer Statistics 2022" başlıklı araştırmayı...

Two Sexes, Eighteen Regions, One Data Story: The State of Global Cancer

In 2024, Freddie Bray and colleagues published "Global Cancer Statistics 2022," examining 36 cancer types across 185 countries....

Parlamentoda kadın: Dünya sıralıyor, Türkiye yerinde sayıyor

Parlamentolar Arası Birlik IPU'nun 30 yıllık verisine göre dünyada ulusal parlamentolarda kadın oranı 1995'te yüzde 11,3'ten 2025 başında...