Güvencesiz Çalışma Yaygınlaşıyor, İş Cinayetleri Artıyor

Tarih:

İş cinayetlerinin önlenmesi için yapılması gereken ilk şey, güvencesiz çalışmanın sona erdirilmesi ve işçilerin haklarının güvence altına alınması olmalıdır. İşçilerin sendikal haklarını kullanabilmesi, çalışma koşullarını iyileştirmek ve iş güvenliği önlemleri almak için en önemli adımdır. Ayrıca, denetimlerin sıklaştırılması ve iş güvenliği kurallarına uyulması için devlet yükümlülüklerini amasız fakatsız yerine getirmelidir.

Paylaş:

2024 Yılı Sona Ermeden İş Cinayetlerinde En Az 1708 İşçi Katledildi

2024 yılı, işçi ölümlerinin hız kesmeden devam ettiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2024 yılı Kasım ayı raporuna göre, yılın ilk 11 ayında 1708 işçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti.

2024 yılının ilk 11 ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı:

  • Ocak ayında en az 161 işçi
  • Şubat ayında en az 149 işçi
  • Mart ayında en az 124 işçi
  • Nisan ayında en az 165 işçi
  • Mayıs ayında en az 142 işçi
  • Haziran ayında en az 139 işçi
  • Temmuz ayında en az 148 işçi
  • Ağustos ayında en az 192 işçi
  • Eylül ayında en az 157 işçi
  • Ekim ayında en az 167 işçi
  • Kasım ayında en az 164 işçi

Kasım Ayı Verilerine Göre: En Fazla İş Cinayeti İnşaat, Taşımacılık ve Tarım Sektöründe

Kasım ayında toplam 164 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İSİG Meclisi raporunda yer alan verilere göre, en çok iş cinayeti inşaat, taşımacılık ve tarım sektörlerinde gerçekleşti.

  • İnşaat, Yol işkolunda 42 işçi
  • Taşımacılık işkolunda 23 işçi
  • Tarım, Orman işkolunda 20 emekçi (10 işçi ve 10 çiftçi)
  • Metal işkolunda 13 işçi
  • Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 8 işçi
  • Enerji işkolunda 7 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 6 işçi
  • Belediye, Genel İşler işkolunda 6 işçi
  • Madencilik işkolunda 5 işçi
  • Ağaç, Kâğıt işkolunda 5 işçi
  • Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 5 işçi
  • Konaklama, Eğlence işkolunda 4 işçi
  • Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi
  • Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi
  • Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi
  • Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi
  • İşkolu belirlenemeyen 11 işçi

Trafik Kazaları ve Yüksekten Düşmeler Başlıca Nedenler

Raporda öne çıkan iş cinayeti nedenleri arasında trafik kazaları ve yüksekten düşmeler ilk sırada yer alıyor. Kasım ayında, 35 işçi trafik kazaları nedeniyle hayatını kaybederken, 33 işçi ise yüksekten düşmeler nedeniyle yaşamını yitirdi. İnşaat sektöründe özellikle yüksekten düşmelerin sıkça yaşandığına dikkat çekiliyor. Yüksekten düşen işçilerin, iş güvenliği önlemleri alınmayan veya eksik alınan işyerlerinde en büyük risk gruplarını oluşturduğu belirtiliyor.

Trafik kazaları, özellikle taşımacılık sektöründe çalışan işçiler için en büyük riski oluşturuyor. Mevcut veriler, taşımacılık sektöründeki iş cinayetlerinin büyük çoğunluğunun trafik kazalarından kaynaklandığını gösteriyor.

is kazasi

 

Kasım Ayında İş Cinayetlerinin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı

  • 14 yaş ve altı 1 çocuk işçi
  • 15-17 yaş arası 6 çocuk/genç işçi
  • 18-29 yaş arası 31 işçi
  • 30-49 yaş arası 79 işçi
  • 50-64 yaş arası 37 işçi
  • 65 yaş ve üstü 3 işçi
  • Yaşı bilinmeyen 7 işçi

Göçmen İşçiler: Artan Risk ve Yüksek Ölümler

Rapora göre, göçmen işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirme oranı artıyor. Kasım ayında, 9 göçmen işçi iş cinayetleri nedeniyle yaşamını kaybetti. Göçmen işçiler, dil bariyerleri, sosyal güvenlik eksiklikleri ve düşük ücretli işlerde çalıştıkları için yüksek risk altında çalışmak zorunda bırakılıyor.

Güvencesizlik, Kötü Çalışma Koşulları, Denetimsizlik Can Alıyor

Türkiye’de her yıl yüzlerce işçinin iş cinayetleriyle yaşamı elinden alınıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) raporlarına göre, iş cinayetlerindeki arış; güvencesiz çalışma koşulları, düşük iş güvenliği önlemleri, denetimsizlik ve çalışma şartlarındaki zorluklarla doğrudan ilişkili.

İş cinayetlerinde yaşamını kaybeden işçilerin yüzde 95’inden fazlası sendikasız ve güvencesiz çalışıyor. Güvencesiz işçiler, genellikle kötü çalışma şartlarında, uzun saatler boyunca ve düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Ayrıca, iş güvenliği önlemleri yetersiz olduğu için her an ciddi risklerle burun buruna çalıştırılıyorlar.

İşçiler, patronların işten çıkartma tehditleriyle risk barındıran koşullara, uzun çalışma saatlerine ve düşük ücretlere mecbur bırakılıyorlar.

Türkiye’de iş güvenliği uygulamaları genellikle kâğıt üzerinde kalıyor. İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli düzenlemeler yapılsa da, bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi noktasında ciddi aksaklıklar yaşanıyor. Özellikle büyük inşaat projeleri ve sanayi bölgelerinde, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri genellikle göz ardı ediliyor.

İSİG Meclisi‘ne göre, iş cinayetlerinin artışında denetim eksiklikleri ve işçi haklarının hiçe sayılması büyük rol oynuyor. Devletin iş güvenliği denetimlerini yeterince gerçekleştirmemesi, birçok işyerinde güvenlik önlemlerinin eksik bırakılmasına davetiye çıkartıyor.

Rekabetçi Ekonomi: Daha Az Maliyet, Daha Fazla İşçi Ölümü

Ekonomik krizler ve krizlere bağlı olarak artan işsizlik, iş güvenliğinin göz ardı edilmesine neden oluyor. Seri iş cinayetlerinin temel sebebi; sermaye sahiplerinin maliyetleri düşürmek için işçileri daha uzun süre çalıştırarak daha az ücret ödemeleri. Bu rekabetçi ortamda, işçi hakları göz ardı edilirken iş güvenliği önlemleri de asgariye indiriliyor. Ekonomi sıkıştıkça, sermayenin iş gücü üzerindeki baskısı daha da artıyor. Bu da iş cinayetlerinin sürekli artmasına neden oluyor.

Güvencesiz Çalışma Son Bulmadan İş Cinayetleri Önlenemez

İş cinayetlerinin önlenmesi için yapılması gereken ilk şey, güvencesiz çalışmanın sona erdirilmesi ve işçilerin haklarının güvence altına alınması olmalıdır. İşçilerin sendikal haklarını kullanabilmesi, çalışma koşullarını iyileştirmek ve iş güvenliği önlemleri almak için en önemli adımdır. Ayrıca, denetimlerin sıklaştırılması ve iş güvenliği kurallarına uyulması için devlet yükümlülüklerini amasız fakatsız yerine getirmelidir.

İSİG Meclisi’ne göre, iş cinayetlerini önlemek için ekonomik baskıların ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu, işçilerin daha uzun süreler ve daha düşük ücretlerle çalışmaya zorlanmaması anlamına geliyor. İşçilerin sağlıklı ve güvenli bir iş ortamında çalışmalarını sağlamak, işverenlerin sorumluluğu, bu koşulları denetlemek de devletin yükümlülüğüdür.

Alınması Gereken Önlemler:

İş cinayetlerini engellemek için atılacak adımlar şu şekilde sıralanabilir:

Güvencesiz çalışmaya son verilmeli: İşçilerin güvenceli çalışmaları sağlanmalı ve sendikal hakları güçlendirilmelidir. İşçilerin haklarını savunabilmesi için sendikal özgürlüklerin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

İş güvenliği eğitimleri zorunlu hale getirilmeli: Her işyerinde düzenli iş güvenliği eğitimleri yapılmalı ve işçiler bu konuda bilinçlendirilmelidir. Ayrıca, iş güvenliği ekipmanlarının eksiksiz ve düzenli olarak temin edilmesi sağlanmalıdır.

Denetimler artırılmalı ve uygulama takipleri sıklaştırılmalı: İşyerlerinde iş güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmalı ve düzenli denetimlerle takip edilmelidir. Denetimler, sadece resmi kayıtlarda değil, fiili olarak da yapılmalıdır.

Çalışma saatleri düşürülmeli, vardiya sistemiyle daha çok işçiye çalışma olanağı sağlanmalı:İnsani olmayan uzun çalışma saatleri, iş kazalarını ve ölümleri artıran önemli bir faktördür. Çalışma saatlerinin düşürülerek, vardiya sistemiyle daha çok işçinin çalışmasının sağlanması işsizliği ortadan kaldıracağı gibi üretimin de artmasını sağlayacaktır.

İş güvenliği kültürü yaygınlaştırılmalı: İş güvenliği sadece bir zorunluluk değil, tüm çalışanların ve işverenlerin sorumluluğunda bir kültür haline getirilmelidir. Herkesin güvenli bir çalışma ortamı için duyarlı olması sağlanmalıdır.

Eğitim ve çocuk işçilikle mücadele edilmeli: Çocuk işçiliği, iş cinayetlerinin yoğun olduğu bir diğer alandır. Çocuk işçiliği yasaklanmalı ve çocukların eğitime devam etmeleri sağlanmalıdır.

İşçi sağlığı ve güvenliği bir lüks değil, temel bir haktır. İş cinayetlerinin olmadığı, çalışma saatleri düşük, vardiya sistemiyle işsizliğin ortadan kaldırılarak üretimin arttığı, güvenli, insanca bir çalışma ortamı için de mücadeleyi yükseltmek hepimiz için bir görevdir.

Sevinç Koçak
Sevinç Koçak
Uzun yıllardır sivil toplum, edebiyat ve sanat alanında çalışmalar yapıyor. Haber Fabrikası, Fraksiyon, Kör Kâtip, Bianet haber sitelerinde, Birgün gazetesinde güncel politika ve edebiyat eleştirisi yazıları yazdı. İzleme-raporlama, savunuculuk, çocuk hakları ve çocuk odaklı yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitimler veriyor. Çocuk edebiyatı editörlüğü yapıyor, yazarlık dersleri veriyor. Feminist hareket içinde ve çocuk hakları alanında savunuculuğun yanı sıra Roman hakları alanında da çalışmalar yapmaya, çocuklar için ve çocuklarla birlikte çalışmaya, hak odaklı yazılar yazmaya devam ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda...

Türkiye’de yabancılar için ikamet izni harç tutarları 2026: Yıllara göre değişim ve son zam tartışmaları

Türkiye, coğrafi konumu, ekonomik fırsatları, turistik cazibesi ve görece...

Gazeteciliğin Bedeli, Cezaevi, soruşturma ve yoksulluk: TGS Basın Özgürlüğü raporu yayında

TGS’nin 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu, Türkiye’de gazeteciliğin yalnızca yargısal...

Almanya geri dönüşümde Avrupa liderliğini koruyor, Türkiye’nin hedefi sıfır atık ama…

Almanya, Avrupa’da atık yönetiminde uzun yıllardır referans noktasını korurken,...

Kıyamet saati tarihinde bir ilk: İnsanlık 12’ye 85 saniye kala

Chicago merkezli Atom Bilimcileri Bülteni Bulletin of the Atomic...

Vize randevuları nasıl karaborsaya düştü? Vize karaborsası ne gösteriyor?

İbrahim Haskoloğlu'nun bu hafta gündeme taşıdığı konu, bir teknik...

İlgili yazılar

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama etkisi her yıl daha fazla hissedilen istilacı türlerden biri....

Meta’nın karanlık açığı: Çocuk istismarı reklamları, algoritmalar ve “suçlu veri katmanı” tartışması

BBC'nin Hindistan'da yürüttüğü araştırma, Meta'ya ait Instagram'ın, bazı kullanıcılara çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini pazarlayan paralı reklamlar gösterdiğini...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...