Manşetlerde terör, ölüm istatistiklerinde kalp krizi: ABD medyası ölümlerde gerçek riskleri ne kadar çarpıtıyor?

Tarih:

Paylaş:

Our World in Data’nin 2025 tarihli analizine göre, ABD’de 2023 yılında kalp hastalıkları ve kanser, incelenen 15 ölüm nedeni içinde ölümlerin %56’sını oluşturuyor; New York Times, Washington Post ve Fox News’te bu iki başlığın toplam haber payı ise sadece %7. Buna karşılık, cinayet ve terör saldırıları ölümlerin %1’inden azına neden olurken, bu üç mecradaki haberlerin yarıdan fazlası bu iki başlık etrafında dönüyor. Cinayet haberleri, paylarına göre 43 kat; terör haberleri ise 18 binden fazla kat “abartılı” görünürlük kazanıyor. (Our World in Data)

Araştırmanın çerçevesi: “Haberler, gerçekten nasıl öldüğümüzü yansıtıyor mu?”

Our World in Data (OWID) ekibinden Hannah Ritchie, Tuna Acisu ve Edouard Mathieu;  Kasım 2025 tarihli “Haberler, gerçekten nasıl öldüğümüzü yansıtıyor mu?” (“Does the news reflect what we die from?”) çalışmasında, basit ama kritik bir soru soruyor:

“ABD’de insanlar en çok hangi nedenlerle ölüyor ve ülkenin en büyük haber siteleri, bu nedenleri hangi oranda haber yapıyor?”

OWID ekibi bu soruyla, ABD’de insanların ölüm sebeplerinin medyada görünen sebeplerle orantısızlığına dikkat çekiyorlar.

2023 yılında ABD’de yapılan araştırmada, ölüm sayılarını ve sebepleri belirlemek için ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Ölümlerin altında yatan sebepler (Underlying Cause of Death) veri tabanı (CDC Wonder) kullanılıyor. CDC’nin tanımladığı 15 “önde gelen” ölüm nedeninden 12’si, ayrıca medyada çok tartışılan uyuşturucu aşırı dozları, cinayetler ve terör saldırıları dahil edilerek toplam 15 kategoriye çıkartılıyor. Bu 15 neden, 2023’te tüm ölümlerin yaklaşık %76’sını kapsıyor. Daha sonra, New York Times, Washington Post ve Fox News’ün tüm dijital içerikleri, Media Cloud veri tabanı üzerinden taranıyor. OWID ekibi, her ölüm nedeni için geniş bir anahtar kelime seti (örneğin kalp hastalığı için: “heart attack”, “cardiac arrest”, “heart failure” vb.) tanımlıyor; haberde bu terimlerin en az 2 kez geçtiği içerikleri sayıyor. Böylece hem “yanlış pozitif”leri (örneğin spor sayfasındaki “hücum saldırısı” – “vuruş” (İngilizceleriyle “goal attack”-“stroke” karışıklığı gibi) azaltıyor, hem de sadece ölüm nedenini merkeze alan haberleri yakalamaya çalışıyor. (docs.owid.io)

Bu çerçeveye göre soru şu hale geliyor:

“Ölümlerin dağılımı ile haber akışının dağılımı yan yana konduğunda, tablo ne kadar çarpık görünüyor?”

ABD’de 2023’te kim neden ölüyor?

CDC verisine göre 2023’te ABD’de yaklaşık 3,09 milyon ölüm kayda geçiyor. Bunların 2,35 milyonu, OWID’nin analizindeki 15 neden içinde toplanıyor.

Aşağıdaki tablo, bu 15 ölüm nedeninin ölüm paylarını gösteriyor (yüzdeler, bu 15 neden kapsamındaki ölümler üzerinden normalize edilmiş, OWID grafiğindeki oranlara dayalıdır): (Our World in Data)

Tablo 1 – ABD’de seçili ölüm nedenlerinin payı (2023)

Ölüm nedeni Yaklaşık ölüm payı (%)
Kalp hastalığı 29,0
Kanser 27,0
Kazalar (düşme, trafik vb.) 7,8
İnme (stroke) 7,0
Kronik alt solunum yolu hastalıkları 6,3
Alzheimer hastalığı 4,9
Diyabet 4,1
Grip ve zatürre ≈ 2,3
COVID-19 ≈ 2,1
İntihar ≈ 1,9
Karaciğer hastalıkları / siroz ≈ 1,2
Böbrek hastalıkları ≈ 1,2
Uyuşturucu aşırı dozu ≈ 1,8
Cinayet <%1
Terör saldırıları ≪%1 (16 ölüm)

 

Not: Yüzdeler, OWID’in 2023 verilerine dayanıyor. Özellikle cinayet ve terör kategorilerinde (grafikteki payı %1 olarak gösterilmiş olsa da), ölüm payı “%1’in altında” ve “yüzde 1’in çok altında” ifadeleriyle veriliyor. Terör ölümleri için CDC’nin verisi olmadığı için “Global Terörizm Index” verisi kullanılıyor. Buradan da 16 ölüm bilgisi gelmiş.

Tablo, sağlık sistemini ve kamusal politikaları meşgul etmesi beklenen klasik resmi doğruluyor:

  • Kardiyovasküler hastalıklar ve kanser, bu 15 neden arasında ölümlerin yarıdan fazlasını (%56) oluşturuyor.
  • Solunum yolu hastalıkları, diyabet, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklar toplamda ciddi bir yük yaratıyor.
  • Cinayet ve terör, istatistiksel olarak son derece nadir ölüm nedenleri.

Şimdi bu dağılımı, ABD’nin üç büyük haber markasının içerik setiyle kıyaslayalım.

Haber akışı neyi anlatıyor? NYT, Washington Post, Fox News karşılaştırması

OWID’nin Media Cloud üzerinden yaptığı taramaya göre, New York Times, Washington Post ve Fox News’te 2023 yılında yayımlanan ve ölüm nedenlerine ilişkin anahtar kelimeleri en az iki kez içeren haberler, aşağıdaki dağılımı veriyor. (Our World in Data)

Aşağıdaki tablo, üç mecra için öne çıkan sekiz başlığın haber payını gösteriyor (OWID grafiğindeki yüzdelere dayanarak yuvarlanmıştır):

Tablo 2 – Seçili ölüm nedenlerinin haberlerdeki payı (2023)

Ölüm nedeni New York Times payı (%) Washington Post payı (%) Fox News payı (%)
Kalp hastalığı 2,8 2,9 2,3
Kanser 4,1 4,7 3,8
Kazalar 9,7 5,9 6,1
İntihar 3,8 3,3 4,1
COVID-19 5,3 7,9 4,6
Uyuşturucu aşırı dozu 7,5 9,5 9,8
Cinayet 42 46 52
Terör 18 12 11

Tablo, Owid’in “ABD’liler neden ölür ve ABD medyası ölümü nasıl haberleştirir?”(“What Americans die from and the causes of death the US media reports on”) başlıklı grafiğin altındaki açıklamalardan derlenerek hazırlanmıştır. Yüzdeler her medya kurumunun, 2023’te bu 15 nedene atıf yapan haberleri içinde normalize edilmiştir.

 

Bu tablo, birkaç kritik sapmayı çok net gösteriyor:

  • Kalp hastalığı + kanser:Ölümlerin %56’sı → Haberlerin yaklaşık %7’si (üç outlet ortalaması).
  • Cinayet + terör:Ölümlerin %1’inden azı → Haberlerin %58-63’ü.

Yani ABD’nin en büyük üç haber markasında, ölüm nedenleriyle ilgili içeriklerin yarıdan fazlası, gerçekte son derece nadir iki risk etrafında dönüyor.

Aşırı temsil edilen ve görünmez kılınan riskler

OWID ekibi, bu sapmayı daha net göstermek için her ölüm nedeni için şu oranı hesaplıyor:

Haber Payı / Ölüm Payı = Medyada aşırı ya da eksik temsil oranı.

Bu oran, pozitif çıktığında “abartılı haberleşme”, 1’den küçük olduğunda “görünmezleşme” anlamına geliyor. New York Times verisi üzerinden hesaplanan bazı çarpanlar şöyle:

Tablo 3 – New York Times’ta seçili nedenlerin temsil oranları

Ölüm nedeni Ölüm payı (yaklaşık, %) NYT haber payı (%) Yorum / oran (OWID’ye göre)
Kalp hastalığı 29 2,8 Haberlerde ~10 kat az temsil (ölüm payına göre)
Kanser 27 4,1 Haberlerde ~6,5 kat az temsil
Cinayet <%1 42 Payına göre 43 kat fazla haberle gündemde
Terör ≪%1 (16 ölüm) 18 Payına göre 18.000+ kat fazla temsil

 

Ölüm nedeni Medyada temsili
Yüzde kaç daha fazla ya da daha az?
Kalp hastalığı Ölümlere kıyasla 10 kat daha az haber -1000%
İnme 9 kat daha az haber -900%
Karaciğer hastalığı 7 kat daha az haber -700%
Kanser 6,5 kat daha az haber -650%
Böbrek yetmezliği 6 kat daha az haber -600%
Alzheimer hastalığı 6 kat daha az haber -600%
Alt solunum yolu enfeksiyonları (LRI) 4,5 kat daha az haber -450%
Diyabet 3 kat daha az haber -300%
Grip Ölümlere kıyasla %30 daha az haber -30%
Kazalar Ölümlere kıyasla %20 daha fazla haber 20%
İntihar Ölümlere kıyasla %80 daha fazla haber 80%
COVID-19 2,5 kat daha fazla haber 250%
Uyuşturucu aşırı dozu 4 kat daha fazla haber 450%
Cinayet 43 kat daha fazla haber 4300%
Terör Ölümlerde payı çok düşük olmasına rağmen 18.240 kat daha fazla haber 1824000%

 

OWID, bu üstteki verileri şöyle görselleştirmiş. “Terör” ifadesi, doğru oranda gösterilmemiş olsa da, diğerleri ile arasında çok fark olduğunu söylemek gerekiyor. (Yukarıdaki tabloda da oranlar yazıyor.)

overrepresentation deaths media coverage

Buradaki mesaj çok sert:

  • Kronik, sık görülen ölüm nedenleri (kalp, kanser, inme, kronik solunum, diyabet vb.) istatistiksel ağırlıklarına göre çok ciddi biçimde “sessizleştirilmiş” durumda.
  • Nadir ama “şiddet içeren” ölüm biçimleri (cinayet, terör) ise ölçüsüz biçimde büyütülüyor.

Araştırma, farklı gazeteler arasında sağ-sol ekseni açısından çok büyük farklar olmadığını da gösteriyor: Fox News cinayete biraz daha fazla, New York Times teröre biraz daha fazla alan açsa da, temel örüntü neredeyse aynı.

Medya neden nadir ama dramatik risklere kilitleniyor?

OWID ekibi, bu seçiciliği şöyle çerçeveliyor: haber üretim mantığı, “yeni, dramatik ve duygusal olan”ı yapısal olarak ödüllendiriyor.

  • Kalp hastalığından her gün neredeyse 2.000 Amerikalı ölüyor; bu, “manşet değeri” taşıyan tekil bir olay değil, kronik bir zemin.
  • Terör saldırısı, çok nadir görülse bile, tekil hikâyeleri, isimleri, failleri ve görsel unsurlarıyla yüksek etkileşim potansiyeli taşıyor.
  • Cinayet, suç, felaket, uçak kazası gibi olaylar, hem dijital trafik hem de duygusal tepki üretebildiği için, algoritmaların da sürüklediği bir geri besleme döngüsü yaratıyor.

OWID, bu noktada tüm faturayı medyaya kesmiyor; okur talebinin de bu dengesizliği beslediğini vurguluyor. Popüler kültürde “true crime” podcast’lerinin, suç ve felaket temalı dizilerin, felaket filmlerinin izlenme oranları bu talebin bir uzantısı.

Bu çarpılma algıyı nasıl bozuyor?

Çalışmanın ikinci odak noktası, bu haber seçiciliğinin risk algısı ve politika öncelikleri üzerindeki etkisi.

OWID’nin atıf yaptığı araştırmalar ve anketler şunu gösteriyor:

  • Yerel suç haberlerini “sıklıkla” tüketen Amerikalılar, tüketmeyenlere kıyasla “ben ve ailem suçtan aşırı endişe duyuyorum” diyenler arasında üç kat daha fazla temsil ediliyor (Pew Research, 2024).
  • Uluslararası terör saldırıları, ABD içinde son 20 yılda görece düşük ölüm bilançosuna sahip olmasına rağmen, Amerikalıların yaklaşık %60’ı için hâlâ “kritik ulusal tehdit” olarak algılanıyor.
  • Buna karşılık, kalp hastalığı ve kanser gibi alanlarda ölüm oranları on yıllar içinde ciddi biçimde düşmüş olmasına rağmen, kamuoyunda “ilerleme” algısı zayıf kalabiliyor.

Diğer bir ifadeyle: Haber akışına bakarak dünya okuyan birey, cinayet ve terörün sürekli arttığını, “her yerde ölümcül tehlike” olduğunu düşünebiliyor. Gerçekte ise istatistikler, ABD’de uzun vadede hem cinayet oranlarının hem birçok şiddet içeren suç oranının düştüğünü gösteriyor.

Bu algı-gerçeklik açığı, hem bireysel davranışları (güvenlik kaygısıyla şekillenen gündelik pratikler) hem de kamusal kaynak tahsislerini (hangi riske ne kadar bütçe, mevzuat ve dikkat ayrılacağı) doğrudan etkileyen bir faktör.

Tarihsel arka plana göre, sorun yeni değil

OWID’nin 2025 analizi, aslında daha eski bulguların güncellenmiş bir devamı niteliğinde.

2018’de Shen ve arkadaşlarının yürüttüğü bir çalışma, ABD için ölüm nedenleri, Google aramaları ve New York Times ile The Guardian haberlerini karşılaştırmış; kalp hastalığı ve kanserin ölümlerin büyük kısmını oluşturmasına rağmen medyada çok düşük temsil edildiğini, buna karşılık intihar, cinayet ve terörün haberlerde ve aramalarda ölüm paylarına göre çok daha yüksek ağırlık aldığını göstermişti. (World Economic Forum) O çalışmada da terörizm, ölüm payına göre binlerce kat abartılı; cinayetler ise 30 katı aşan oranlarla aşırı temsil edilen kategoriler olarak kayda geçmişti. (World Economic Forum)

OWID’nin 2025 tarihli güncellemesi, bu modelin yeni medya ortamında da değişmeden sürdüğünü, hatta terör ve cinayet başlıklarında daha da uç bir asimetriye dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Türkiye açısından okuma: Aynı soruyu burada da sormak mümkün

Bu çalışma, veri gazeteciliği ve medya politikaları açısından Türkiye’ye de doğrudan bir soru yöneltiyor:

Türkiye’de ölüm nedenlerinin dağılımı ve ana akım haber akışı yan yana koyulduğunda, benzer bir çarpıklık görülüyor mu?

Türkiye için:

  • Ölüm nedenleri TÜİK’in “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” setlerinden, ICD-10 kodlu tablolar üzerinden elde edilebiliyor.
  • Medya kapsaması ise haber veri tabanları veya özel web kazıyıcılarıyla (ör. büyük portallar + ajanslar) benzer şekilde analiz edilebilir.

OWID’nin metodolojisi, bu anlamda yeniden kullanılabilir bir çerçeve sunuyor: (docs.owid.io)

  • Her ölüm nedeni için Türkçe anahtar kelime sözlükleri,
  • Tek geçişli “laf arasında” kullanımların filtrelenmesi,
  • Yalnızca belli eşiğin üzerinde atıf içeren içeriklerin sayılması,
  • Farklı ideolojik çizgilerdeki mecraların birlikte analiz edilmesi.

Böyle bir çalışma, Türkiye’de de:

  • Medya kuruluşlarının kronik sağlık risklerine ne kadar alan açtığını,
  • Cinayet, terör, trafik kazası, “ani ölüm” gibi başlıkların ölüm istatistiklerine göre kaç kat “büyütüldüğünü”,
  • Bunun şiddet algısı, güvenlik politikaları ve sağlık öncelikleri üzerindeki sekonder etkilerini görünür kılabilir.

Ancak bu hepsiveri.com haberi, bu yıl için maalesef bunu araştırmak için gerekli ekipmana ve üyeliklere sahip değil.

Haber akışı, ölüm istatistiğine değil, dramatik anlatıya yakın

OWID’nin 2025 analizi, şu üç bulguyu netleştiriyor. ABD’de ölüm nedenlerinin gerçek dağılımı ile ulusal medya manşetleri birbirine çok uzak. Bu sapma, sağ-sol medya ayrımından bağımsız, yapısal bir medya pratiği. Sonuç, risk algısında sistematik bir kayma.

ABD’de ölüm nedenlerinin gerçek dağılımı ile ulusal medya manşetleri birbirine çok uzak.Kalp hastalığı ve kanser, ölümlerin %56’sı; haberlerin sadece %7’si. Cinayet ve terör, ölümlerin <%1’i; haberlerin %50’den fazlası.

Bu sapma, sağ-sol medya ayrımından bağımsız, yapısal bir medya pratiği.New York Times, Washington Post ve Fox News, temsil ettikleri siyasi çizgiler farklı olsa da, hangi ölüm nedenlerini haberleştirdikleri bakımından son derece benzer bir profil çiziyor.

Sonuç, risk algısında sistematik bir kayma.Toplum, istatistiksel olarak sık görülen kronik riskleri hafife alıp, nadir ama şiddet içeren olaylara odaklanıyor; bu da kamuoyunun korkularını, önceliklerini ve politika baskısını yeniden şekillendiriyor.

OWID ekibi, bu nedenle kendi misyonunu, “haber akışının anlattığı dünya”ya değil, istatistiklerin anlattığı dünyaya daha yakın bir referans çerçevesi üretmek olarak tanımlıyor. Bu analiz de, habercilik pratikleriyle risk algısı arasındaki uçurumu sayısallaştırarak, benzer çalışmaların başka ülkelerde de yapılması için güçlü bir metodolojik zemin sunuyor.

Ancak, konu Türkiye’de hala araştırılmaya muhtaç bir örnek olarak duruyor.

Haber: Onur Metin | Hepsiveri

Kaynak notu
Bu haberde kullanılan veriler ve metodoloji, öncelikle şu çalışmalara dayanmaktadır:

  • Hannah Ritchie, Tuna Acisu, Edouard Mathieu (2025), “Does the news reflect what we die from?”, Our World in Data. (Our World in Data)
  • Our World in Data, “Does the news reflect what we die from? – Methodology”, teknik dokümantasyon. (docs.owid.io)
  • CDC Wonder, Underlying Cause of Death veri tabanı (1999-2023). (wonder.cdc.gov)
  • Institute for Economics and Peace, Global Terrorism Index 2024 – ABD 2023 terörizm ölüm verileri. (Our World in Data)
  • Shen et al. (2018) ve ilgili literatür, Our World in Data’nin 2019 tarihli önceki analizinde özetlendiği şekliyle. (World Economic Forum)

Metindeki tüm oranlar, bu kaynaklardaki 2023 verilerine dayalıdır ve Our World in Data’nın açık lisanslı görsellerinden türetilmiştir.

 

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama...

Türkiye’de yabancılar için ikamet izni harç tutarları 2026: Yıllara göre değişim ve son zam tartışmaları

Türkiye, coğrafi konumu, ekonomik fırsatları, turistik cazibesi ve görece...

Gazeteciliğin Bedeli, Cezaevi, soruşturma ve yoksulluk: TGS Basın Özgürlüğü raporu yayında

TGS’nin 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu, Türkiye’de gazeteciliğin yalnızca yargısal...

Almanya geri dönüşümde Avrupa liderliğini koruyor, Türkiye’nin hedefi sıfır atık ama…

Almanya, Avrupa’da atık yönetiminde uzun yıllardır referans noktasını korurken,...

Kıyamet saati tarihinde bir ilk: İnsanlık 12’ye 85 saniye kala

Chicago merkezli Atom Bilimcileri Bülteni Bulletin of the Atomic...

Vize randevuları nasıl karaborsaya düştü? Vize karaborsası ne gösteriyor?

İbrahim Haskoloğlu'nun bu hafta gündeme taşıdığı konu, bir teknik...

Silah pazarı büyürken barış küçülüyor: ABD zirvede, müşteriler savaş hatlarında toplanıyor

Silah ihracatının yeni haritasında paylar değişiyor, bağımlılık derinleşiyor, savaş...

İlgili yazılar

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama etkisi her yıl daha fazla hissedilen istilacı türlerden biri....

Meta’nın karanlık açığı: Çocuk istismarı reklamları, algoritmalar ve “suçlu veri katmanı” tartışması

BBC'nin Hindistan'da yürüttüğü araştırma, Meta'ya ait Instagram'ın, bazı kullanıcılara çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini pazarlayan paralı reklamlar gösterdiğini...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...