New York’ta bir bina, komşusunun “kullanmadığı katlarını” satın alıp göğe doğru uzanabiliyor; bu, şehirde uzun süredir uygulanan “air rights” (hava hakları) sistemi sayesinde mümkün (Decode Real Estate / DecodeNYC, “Air Rights New York City – A Detailed Guide”, 20 Ekim 2024; Hauseit, “How Do Air Rights Work in NYC Real Estate?”, 12 Nisan 2022).
Bu piyasa bugün milyonlarca dolarlık bir değere ulaşmış durumda (Appraisal Economics, “Everything You Need to Know About Air Rights in New York City”, 11 Aralık 2025; Milrose Consultants, “The Milrose Guide to NYC Air Rights”, 29 Haziran 2016).
Türkiye’de ise 2024’te kabul edilen 7534 sayılı Kanun ile “imar hakkı aktarımı” resmen başladı (Alomaliye.com, “7534 Sayılı Köy Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik…”, 11 Aralık 2024; MFY Legal, “7534 Sayılı Köy Kanunu ve Değişiklikler”, 28 Nisan 2025).
Peki bu teknik kavramlar, barınma krizi yaşayan milyonlar için ne anlama geliyor? Türkiye’de barınma krizinin derinleştiğine ilişkin dosyalarda bu sorunun giderek daha “yapısal” bir başlığa dönüştüğü vurgulanıyor (Fikir Gazetesi, “Barınma krizi: Türkiye’de bir hak nasıl yaşanamaz hale geldi?”, 9 Ocak 2026).

“Hava hakları” (air rights), bir taşınmazın imar/zoning düzenlemeleri çerçevesinde ne kadar geliştirilebileceğini belirleyen yapılaşma (geliştirme) haklarıdır. Teknik olarak doğru terim “development rights” (geliştirme hakları / yapılaşma hakları) dır. Bu haklar ya aynı parsel üzerinde kullanılabilir ya da belirli koşullarda komşu parsellerle paylaşılabilir/aktarılabilir.
New York City Zoning Resolution metninde “air rights” ifadesi yer almaz. Mevzuat, bu kavram için “development rights” terimini kullanır; gündelik dilde “hava hakları” denildiğinde kastedilen de genellikle budur.
Eğer bir parselin kullanılmamış (geliştirilmemiş) kat alanı / inşaat alanı hakkı varsa, bu hak ya mevcut yapı üzerinde değerlendirilir ya da komşu bir parsele satılabilir/aktarılabilir. New York’ta bu işleme genellikle “development rights transfer” (geliştirme hakkı aktarımı) veya daha popüler adıyla “air rights deal” (hava hakkı anlaşması) denir.
New York’ta hava haklarını alıp satmanın iki yaygın yöntemi bulunur:
Zoning Lot Merger (İmar Parseli Birleştirmesi)
Development Rights Transfer (Geliştirme Hakkı Aktarımı)
Türkiye’de barınma krizi
Türkiye’de barınma artık yalnızca “kira çok yüksek” meselesi değil; konutun temel bir haktan, finansal bir ürüne dönüşmesinin sonucu olarak tartışılıyor (Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026; Ekoyapı Dergisi, “Barınma Hakkı Krizde”, 29 Mayıs 2025; Ayorum, “Barınma Krizi Değil, Sınıf Savaşı”, 19 Aralık 2025).
2021-2025 döneminde konut fiyatlarının yaklaşık 17 kata çıktığı ve bu artışın OECD ortalamasının belirgin biçimde üzerinde seyrettiği; kiraların ise aynı dönemde istatistiksel uç noktalara sıçradığı güncel ekonomi haberlerinde aktarılıyor (Numedya24, “Artış 17 kata çıktı: Türkiye, konut fiyatında OECD’yi solladı”, 17 Ocak 2026).
Aynı haberde, Türkiye’de beş yılda kira artışının OECD ortalamasının çok üzerinde, yüzde 1000’leri aşan oranlara ulaştığı; OECD’de ise aynı dönemde kira artışının yüzde 30’lara yakın seyrettiği vurgulanıyor (Numedya24, 17 Ocak 2026).
2025’te de tablo değişmedi: OECD ortalamasında kiralar 2025’te yüzde 6,8 artarken, Türkiye’de bir yılda yüzde 77,1 artış yaşandığı OECD verilerine dayanan haberlerde yer aldı (T24, “Kiracılık lüks oldu: Kiralar 2025’te OECD ortalamasında yüzde 6,8, Türkiye’de yüzde 77,1 arttı”, 11 Ocak 2026).
Bu baskı hukuka da yansıyor; 2024’te “kiralananın tahliyesi” konulu dava dosyası sayısının 100 binleri aştığı, bunların önemli kısmının o yıl açılan yeni dosyalar olduğu haberleştirildi (BirGün, “Barınma krizi derinleşiyor: Kiralar uçtu, davalar arttı”, 26 Kasım 2025).
Türkiye hızla bir “kiracı toplumu”na dönüşürken, barınma hakkı mahkeme dosyalarına taşınan bir çatışma başlığına da dönüştü (Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026; BirGün, 26 Kasım 2025; Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025).
Gökdelenler ülkesi: Silüet ve eşitsizlik
Bu arka planda Türkiye, gökdelenleşme konusunda da Avrupa’nın en agresif ülkelerinden biri olarak öne çıkıyor. CTBUH (Council on Tall Buildings and Urban Habitat) verilerini haberleştiren dosyaya göre, 150 metre üzeri bina sayısında Türkiye 67 gökdelenle Avrupa’da ilk sırada; Rusya 51, Birleşik Krallık 33 gökdelenle Türkiye’nin ardından geliyor (Euronews Türkçe, “Türkiye, Avrupa’da gökdelen sayısı bakımından ilk sıraya yükseldi”, 27 Şubat 2022).
Aynı haberde, İstanbul’un 48 gökdelenle Avrupa şehirleri arasında birinci; Moskova’nın 46, Londra’nın 30 gökdelenle İstanbul’u izlediği; Ankara’nın 11, İzmir’in 6 gökdelenle ilk 10 şehir arasında yer aldığı belirtiliyor (Euronews Türkçe, 27 Şubat 2022).
Bu tablo, bir yandan “gelişen şehirler” anlatısını beslerken, diğer yandan şu soruları gündeme getiriyor:
- Bu gökdelenler kimin için, hangi gelir grubuna konut veya ofis üretiyor?
- Yükselen kuleler erişilebilir konut arzını artırıyor mu, yoksa yatırım amaçlı “varlık park yerleri” mi yaratıyor?
Barınma krizi üzerine yazılan analizler, Türkiye’de mega projeler ve yüksek katlı konutların çoğunlukla orta-alt gelir gruplarına değil; borçlanabilen ya da yatırım yapabilen kesimlere hitap ettiğini, yoksullar için ise kamusal bir konut politikasının eksik kaldığını vurguluyor (Ekoyapı Dergisi, “Barınma Hakkı Krizde”, 29 Mayıs 2025; Ayorum, “Barınma Krizi Değil, Sınıf Savaşı”, 19 Aralık 2025).
Böylece konut, “yaşamak için bir yer” olmaktan “getiri için alınan bir finansal araç”a kayıyor; bu da hem fiyat/kira oranlarında hem de hane bütçesinin barınmaya ayırdığı payda görünür hale geliyor (Numedya24, 17 Ocak 2026).
New York’ta hava hakları: Havayı satmak ne demek?
Bir apartmanın çatısına bakıp “Şuradaki havayı satın alabilir miyim?” diye sorsanız, çoğu şehirde bu soruya kimse anlam vermez. Ama New York’ta bu, gayet gerçek bir iş modeli: “air rights” ya da Türkçeleştirirsek “hava hakları”.
New York emlak piyasasını anlatan rehberler, hava haklarını bir arsanın kullanılmamış inşaat hakkının belirli kurallar dahilinde komşu veya aynı bölgedeki başka parsellere devredilmesi olarak tarif ediyor (DecodeNYC, “Air Rights New York City – A Detailed Guide”, 20 Ekim 2024; DecodeNYC, “Air Rights Real Estate in New York City”, 20 Ekim 2024; Hauseit, 12 Nisan 2022).

Basit bir örnek üzerinden anlatalım:
Diyelim ki 100 metrekarelik bir arsanız var ve imar planına göre burada 10 kata kadar bina yapmanıza izin veriliyor; bu, toplam 1000 metrekare inşaat hakkınız olduğu anlamına geliyor (DecodeNYC, 20 Ekim 2024).
Eğer siz 6 katlık, toplam 600 metrekarelik bir bina yaparsanız, geriye 400 metrekarelik “kullanmadığınız hak” kalıyor.
New York’ta bu kullanılmayan 400 metrekare, belirli şartlarla komşuya satılabiliyor; yani sizin kullanmadığınız “gökyüzü”, yan parselde ekstra kata dönüşüyor (DecodeNYC, 20 Ekim 2024; Hauseit, 12 Nisan 2022).
Rehberler, bu “hava”nın metrekaresinin Manhattan’ın bazı bölgelerinde birkaç yüz dolar seviyesinde işlem gördüğünü ve iyi lokasyonlarda 400 dolar/ft² bandına kadar çıkabildiğini aktarıyor (Hauseit, 12 Nisan 2022; Appraisal Economics, 11 Aralık 2025). Yani gökyüzü, kelimenin tam anlamıyla milyonlarca dolarlık bir emtiaya dönüşmüş durumda (Appraisal Economics, 11 Aralık 2025).
Bu fikir nereden çıktı?
Hukukun klasik bir ilkesi, “arsanın sahibi göğe kadar yukarısının da sahibidir” fikrinden yola çıkıyor; hava haklarının tarihsel kökenini tartışan metinlerde bu yaklaşımın izleri sürülüyor (University of California Press, “Three-D Deeds: The Rise of Air Rights in New York”).
20. yüzyılda büyük şehirler büyüyüp dikeyleştikçe, bu teorik ilke imar planları ve yeni düzenlemelerle yeniden tanımlandı (Brooklyn Law Review, “Transferable Development Rights Programs: ‘Post-Zoning?'”).

New York’ta kritik dönemeçlerden biri, tarihi Grand Central Terminal etrafındaki tartışmalar oldu. Terminalin sahipleri istasyonu yıkıp yerine gökdelen yapmak istiyordu; şehir yönetimi ise binayı “landmark” ilan ederek yüksek yapılaşmayı engelledi. Sürecin sonunda Grand Central’ın kullanamadığı inşaat hakkını belirli bir bölgedeki diğer parsellere satmasına izin veren mekanizmanın devreye girdiği aktarılıyor (The New York Times, “Air Rights Bought at Grand Central”, 25 Kasım 1983).
Böylece Grand Central, “transferable development rights” (TDR) programlarının sembolik örneklerinden biri haline geldi. Program mantığı; eyalet düzeyindeki teknik notlarda ve uluslararası kurumların rehberlerinde özetleniyor (New York State Department of State, “Transfer of Development Rights”; World Bank, “Transfer of Development Rights: Technical Note”).
Bugün New York’ta hava hakları, komşu parseller arasında doğrudan, özel tanımlı bölgeler içinde ve birden fazla parselin birleştiği karmaşık yapılarla alınıp satılabiliyor. Hudson Yards gibi mega projeler, çevredeki binaların kullanılmamış haklarını toplayarak yükselen örnekler arasında sayılıyor (New York City Department of City Planning, “A Survey of Transferable Development Rights Mechanisms”, 2015).
Hava hakları, kimlerin işine yarıyor?
Bu sistem kâğıt üzerinde hem mülk sahiplerini hem de kamu yararını korumayı hedefliyor: Bir bina tarihi veya kamusal değeri nedeniyle yükselemiyorsa, kaybettiği inşaat hakkını bir başkasına satarak gelir yaratabiliyor (WeConservePA, “Transfer of Development Rights Programs: Implementation Steps”; World Bank, “Transfer of Development Rights: Technical Note”).
Ancak pratikte tablo daha karmaşık. Özellikle Manhattan’da hava hakları pahalı bir yatırım kalemi: geliştiriciler, merkezî bölgelerde birkaç kat daha yükselmek için milyonlarca dolar ödemeyi göze alabiliyor (DecodeNYC, 20 Ekim 2024; Hauseit, 12 Nisan 2022; Milrose Consultants, 29 Haziran 2016).
Bu ekstra yükseklikler sıklıkla “süper lüks” kulelerde, üst gelir gruplarına yönelik dairelere dönüşüyor; bu konuda New York basınında ve emlak analizlerinde yoğun eleştiriler bulunuyor.
Manhattan’daki hava hakkı fiyatlarının iyi lokasyonlarda 400 dolar/ft² bandına kadar çıkabildiğine ilişkin örnekler, yalnızca komşunun kullanmadığı hakkı almak için milyonlarca dolarlık işlemlerin yapıldığını gösteriyor (Hauseit, 12 Nisan 2022).
Gökdelenler neden “çirkin” geliyor?
Tartışma sadece ekonomiyle ilgili değil; estetik ve psikoloji boyutu da var. Son 20 yılda yükselen birçok gökdelen için mimarlık eleştirilerinde “camdan yığınlar” benzeri tanımlamalar öne çıkıyor.
Nedenlerden biri silüet bozulması: Aynı yükseklik bandında seyreden dokunun içinden fırlayan aşırı ince ve yüksek kuleler, şehir algısında “gürültü” etkisi yaratabiliyor (DecodeNYC, 20 Ekim 2024; Aposto Harita, “Sahibinden Satılık Gökyüzü”, 23 Ocak 2026).
Bir diğeri insan ölçeğinin kaybı: Şehir planlama literatüründe sokak genişliği ile bina yüksekliği arasındaki oranın kamusal alan algısını etkilediği; oran aşırı sıkıştığında alanın “baskılayıcı”, aşırı açıldığında ise “boşluk hissi” üretebildiği tartışılıyor (Yoshinobu Ashihara’nın dış mekân tasarımı çalışmaları; Camillo Sitte’nin kent estetiği metinleri).
Maksimum metrekare için optimize edilen kuleler, farklı şehirlerde birbirine benzeyen cam cepheli bloklara dönüşerek kentsel kimliği zayıflatabiliyor; bu da “neredeyim ben?” duygusunu güçlendiriyor (DecodeNYC, 20 Ekim 2024).
Aposto Harita serisinin “Sahibinden Satılık Gökyüzü” videosu da bu noktaya vurgu yaparak, gökdelenlerin “matematikle tarif edilebilen çirkinliği” tartışmasını gündeme getiriyor (Aposto Harita, YouTube, 23 Ocak 2026).
Türkiye’de yeni araç: İmar hakkı aktarımı nasıl işleyecek?
Aralık 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan 7534 sayılı Kanun ile getirilen “imar hakkı aktarımı” düzenlemesi, Türkiye’de imar politikasına yeni bir katman ekledi (Alomaliye.com, 11 Aralık 2024). Düzenlemenin İmar Kanunu’na, bir parseldeki yapılaşma hakkının başka bir alana devredilmesini mümkün kılan hükümler eklediği değerlendirmelerde vurgulanıyor (MFY Legal, 28 Nisan 2025).
Temel mekanizma kabaca şöyle işliyor: Bir parsel plan değişikliğiyle park, yol, okul, sağlık tesisi, tarihi veya koruma alanı gibi kamu yararı için ayrıldığında, arsa sahibi eski imar hakkını fiilen kullanamaz hale geliyor. Nakit kamulaştırma yerine, bu parselin imar hakkı “verici parsel” olarak tanımlanıyor; başka bölgelerdeki “alıcı parseller” ise belirli koşullarla bu hakları satın alarak kendi emsalini artırabiliyor (Emsal.com, “İmar Hakkı Transferi Nasıl Uygulanacak?”, 29 Ocak 2025; Emsal.com, “Türkiye’de İmar Hakkı Aktarımı: Avantajları ve Dezavantajları”, 24 Eylül 2025).
Özet anlatımlara göre alıcı parselde inşaat alanı, planla belirlenmiş emsalin belirli bir oran üzerinde artırılabiliyor; verici parselin aktarılacak hakkı ise çevresindeki inşaat yoğunluğunu aşmayacak şekilde tespit ediliyor (Emsal.com, 29 Ocak 2025; Alomaliye.com, 11 Aralık 2024). Hem alıcı hem verici parsellerin değeri için en az iki bağımsız lisanslı değerleme şirketinden rapor alınması şartı getirildiği belirtiliyor (Alomaliye.com, 11 Aralık 2024).
Kâğıt üzerinde hedef; kamulaştırma yükünü hafifletmek, tarihi-kamusal alanları korurken hak sahiplerini mağdur etmemek ve planlı yoğunluk artışını mümkün kılmak olarak tarif ediliyor (Emsal.com, 24 Eylül 2025).
Piyasa mantığıyla planlama riski
Kent çalışmaları yazılarında, yeni imar düzenlemeleri için öne çıkan uyarı kısa bir cümlede özetleniyor: “Piyasa mantığıyla planlama olmaz.” Yusuf Ekici imzalı değerlendirme, imar hakkı aktarımının üç temel risk barındırdığına dikkat çekiyor (Vesaire.press, “Yeni imar düzenlemeleri, eski sorunlar: Piyasa kentleri kuşatıyor”, 11 Ekim 2025).
İlk risk yoğunluk şoku: altyapısı, ulaşımı, yeşil alanı yetersiz bölgelerde emsal artışı, yaşanabilirlik göstergelerini daha da aşağı çekebilir (Vesaire.press, 11 Ekim 2025).
İkinci risk değerlenme eşitsizliği: Verici parsellere tanınan haklar, yatırım açısından cazip bölgelerde alıcı bulduğunda değer artışı belirli gruplarda birikebilir (Vesaire.press, 11 Ekim 2025; Emsal.com, 24 Eylül 2025).
Üçüncü risk şeffaflık ve denetim: Verici/alıcı parsel seçim kriterleri, değerleme raporlarının denetimi ve kamusal faydanın güvence altına alınması kritik başlıklar olarak öne çıkıyor (Vesaire.press, 11 Ekim 2025; Emsal.com, 24 Eylül 2025).
Bu çerçeve, imar hakkı aktarımının bir yandan teknik bir planlama aracı, diğer yandan güçlü bir rant ve yeniden bölüşüm mekanizması olabileceğini hatırlatıyor (Vesaire.press, 11 Ekim 2025; Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025).
Barınma kriziyle ilişkisi: Fırsat mı, yeni uçurum mu?
İmar hakkı aktarımı doğrudan konut arzını artırmak için tasarlanmış bir araç değil; daha çok kamulaştırma yükünü azaltan ve kamusal/tarihi alanları korumayı kolaylaştıran bir mekanizma olarak konumlanıyor (Alomaliye.com, 11 Aralık 2024; MFY Legal, 28 Nisan 2025; Emsal.com, 24 Eylül 2025).
Yine de barınma krizi bağlamında bu aracın tasarım detayları kritik olabilir (Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026; Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025; Vesaire.press, 11 Ekim 2025).
Örneğin sosyal konut entegrasyonu: Alıcı parsellerde emsal artışı şartı olarak belirli bir oranda sosyal konut veya erişilebilir kira birimi üretimi zorunlu kılınırsa, imar hakkı aktarımı sosyal politika aracı haline gelebilir; mevcut çerçevede bu yönde net bir kota ve zorunluluktan söz edilmiyor (Alomaliye.com, 11 Aralık 2024).
Bir diğer başlık gelir paylaşımı modelleri: Alıcı parsellerde oluşan değer artışının bir bölümü, belediye bütçesi üzerinden barınma hakkı programlarına (kira destekleri, kamusal kiralık konut stokları) yönlendirilebilir; barınma hakkı odaklı değerlendirmelerde bu tür modellerin önemi vurgulanıyor (Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026; Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025).
Planlı yoğunluk da kritik: İstanbul, Ankara ve İzmir zaten gökdelen sayısı açısından Avrupa ölçeğinde üst sıralarda; bu durum CTBUH verilerinin haberleştirilmesiyle görünür hale geldi (Euronews Türkçe, 27 Şubat 2022). İmar hakkı aktarımı, rastgele yükselen kuleler yerine toplu ulaşım odaklı ve altyapıyla uyumlu yoğunluk koridorlarına yönlendirilirse yaşam kalitesi açısından “risk yönetimi” sağlayabilir; aksi halde mevcut altyapı baskısı artabilir (Vesaire.press, 11 Ekim 2025).
Tersi durumda, yani araç yalnızca kamu bütçesini rahatlatan ve geliştiriciyi memnun eden teknik bir formüle indirgenirse, daha yoğun ama daha adaletsiz şehirler üretme ihtimali yükselir (Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026; Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025; Vesaire.press, 11 Ekim 2025).
Türkiye’de “sahibinden satılık gökyüzü”ne doğru mu?
Türkiye’de bugün New York’taki gibi olgun bir hava hakkı piyasası yok; alınıp satılan şey doğrudan “tepemizdeki hava” değil, daha çok plan değişikliği nedeniyle kullanılamayan inşaat hakkı (Alomaliye.com, 11 Aralık 2024; MFY Legal, 28 Nisan 2025; Emsal.com, 29 Ocak 2025; Emsal.com, 24 Eylül 2025).
Yine de yön benzer: Gökyüzüne doğru uzanan binalar artıyor; konut fiyatları ve kiralar OECD dünyasının çok üzerinde bir hızla yükseliyor; barınma hakkı, giderek daha fazla mahkeme dosyasına taşınıyor (Numedya24, 17 Ocak 2026; T24, 11 Ocak 2026; BirGün, 26 Kasım 2025; Fikir Gazetesi, 9 Ocak 2026).
Bu tabloda imar hakkı aktarımı bir kavşak noktası: Hak temelli, şeffaf ve sosyal konutla entegre edilirse, tarihi yapıları korurken barınmayı da kısmen rahatlatabilecek bir araç haline gelebilir (Ekoyapı Dergisi, 29 Mayıs 2025; Vesaire.press, 11 Ekim 2025). Sadece rantı teknik yoldan dağıtan yeni bir kanal olursa, “gökdelen çok, erişilebilir konut az” denklemine yaklaşma riski artar (Brooklyn Law Review; NYC Department of City Planning, 2015; Vesaire.press, 11 Ekim 2025).
Şehirleri kimin için planladığımız sorusu burada belirleyici: İmar hakkı aktarımıyla kazananın kim olacağını yalnızca metrekare hesapları değil; barınma hakkını bir hak mı yoksa sadece ödeyebilenin satın alabildiği bir lüks mü gördüğümüz belirleyecek.
Onur Metin, HepsiVeri için yazdı.
Kaynaklar
- Decode Real Estate (DecodeNYC), “Air Rights New York City – A Detailed Guide”, 20 Ekim 2024,
https://decodenyc.com/blog/air-rights-new-york-city-a-detailed-guide - Decode Real Estate (DecodeNYC), “Air Rights Real Estate in New York City”, 20 Ekim 2024,
https://decodenyc.com/blog/air-rights-real-estate-in-new-york-city - Hauseit, “How Do Air Rights Work in NYC Real Estate?”, 12 Nisan 2022,
https://www.hauseit.com/air-rights-nyc/ - Appraisal Economics, “Everything You Need to Know About Air Rights in New York City”, 11 Aralık 2025,
https://www.appraisaleconomics.com/everything-you-need-to-know-about-air-rights-in-new-york-city/ - Milrose Consultants, “The Milrose Guide to NYC Air Rights”, 29 Haziran 2016,
https://www.milrose.com/insights/the-milrose-guide-to-nyc-air-rights - The New York Times, “Air Rights Bought at Grand Central”, 25 Kasım 1983,
https://www.nytimes.com/1983/11/26/nyregion/air-rights-bought-at-grand-central.html - University of California Press, “Three-D Deeds: The Rise of Air Rights in New York”,
https://publishing.cdlib.org/ucpressebooks/view?docId=ft1489n6s5&chunk.id=d0e1942 - Brooklyn Law Review, “Transferable Development Rights Programs: ‘Post-Zoning?'”,
https://brooklynworks.brooklaw.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1123&context=blr - New York City Department of City Planning, “A Survey of Transferable Development Rights Mechanisms in New York, the U.S., and Abroad”, 25 Şubat 2015,
https://www.nyc.gov/assets/planning/download/pdf/plans-studies/transferable-development-rights/research.pdf - New York State Department of State, “Transfer of Development Rights”,
https://dos.ny.gov/transfer-development-rights-0 - World Bank, “Transfer of Development Rights: Technical Note”,
https://documents1.worldbank.org/curated/en/260991541401819816/pdf/Transferable-Development-Rights-Technical-Note.pdf - WeConservePA, “Transfer of Development Rights Programs: Implementation Steps”, 31 Ekim 2024,
https://library.weconservepa.org/guides/12-transfer-of-development-rights - Euronews Türkçe, “Türkiye, Avrupa’da gökdelen sayısı bakımından ilk sıraya yükseldi”, 27 Şubat 2022,
https://tr.euronews.com/2022/02/28/turkiye-avrupa-da-gokdelen-say-s-bak-m-ndan-ilk-s-raya-yukseldi - Numedya24, “Artış 17 kata çıktı: Türkiye, konut fiyatında OECD’yi solladı”, 17 Ocak 2026,
https://www.numedya24.com/artis-17-kata-cikti-l-turkiye-konut-fiyatinda-oecdyi-solladi/ - T24, “Kiracılık lüks oldu: Kiralar 2025’te OECD ortalamasında yüzde 6,8, Türkiye’de yüzde 77,1 arttı”, 11 Ocak 2026,
https://t24.com.tr/haber/kiracilik-luks-oldu-kiralar-2025-te-oecd-ortalamasinda-yuzde-6-8-turkiye-de-yuzde-77-1-artti,1290202 - BirGün, “Barınma krizi derinleşiyor: Kiralar uçtu, davalar arttı”, 26 Kasım 2025,
https://www.birgun.net/haber/barinma-krizi-derinlesiyor-kiralar-uctu-davalar-artti-672043 - Fikir Gazetesi, “Barınma krizi: Türkiye’de bir hak nasıl yaşanamaz hale geldi?”, 9 Ocak 2026,
https://fikirgazetesi.org/2026/01/10/barinma-krizi-turkiyede-bir-hak-nasil-yasanamaz-hale-geldi/ - Ayorum, “Barınma Krizi Değil, Sınıf Savaşı: Türkiye’de Konut, Kira ve…”, 19 Aralık 2025,
https://www.ayorum.com/haber_oku.asp?haber=6785 - Ekoyapı Dergisi, “Barınma Hakkı Krizde”, 29 Mayıs 2025,
https://www.ekoyapidergisi.org/barinma-hakki-krizde - Vesaire.press, Yusuf Ekici, “Yeni imar düzenlemeleri, eski sorunlar: Piyasa kentleri kuşatıyor”, 11 Ekim 2025,
https://vesaire.press/yeni-imar-duzenlemeleri-eski-sorunlar-piyasa-kentleri-kusatiyor/ - Alomaliye.com, “7534 Sayılı Köy Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik…”, 11 Aralık 2024,
https://www.alomaliye.com/2024/12/12/7534-sayili-kanun/ - MFY Legal, “7534 Sayılı Köy Kanunu ve Değişiklikler 2024”, 28 Nisan 2025,
https://mfylegal.av.tr/haberler/7534-sayili-koy-kanunu-degisiklik-12-12-2024/ - Emsal.com, “İmar Hakkı Transferi Nasıl Uygulanacak?”, 29 Ocak 2025,
https://emsal.com/imar-hakki-transferi-nasil-uygulanacak/ - Emsal.com, “Türkiye’de İmar Hakkı Aktarımı: Avantajları ve Dezavantajları”, 24 Eylül 2025,
https://emsal.com/turkiyede-imar-hakki-aktarimi-avantajlari-ve-dezavantajlari/ - Aposto Harita, “Sahibinden Satılık Gökyüzü: New York’ta hava neden milyonlarca dolar ediyor?”, YouTube videosu, 23 Ocak 2026,
https://www.youtube.com/watch?v=k3u3QTIFDzY
