Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi‘ne göre 18 yaş altı tüm bireyler çocuk kabul edilir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanmış 2022 yılı verilerine göre Türkiye’nin nüfusu 85 milyondur ve 22,578 milyondan fazla çocuğu barındırır. Bu da toplam nüfusun %26,5’ini oluşturur.
AB ülkelerinde ortalama çocuk nüfusu %18,2’dir. Bu açıdan Türkiye’nin çocuk nüfusu oranı AB ortalamasından yüksektir. En yüksek çocuk nüfusuna sahip AB ülkesi İrlanda (%23,6), en düşük ise İtalya (%15,6)’dır (Eurostat, 2022). Türkiye’nin çocuk nüfusu Avrupa’nın en yüksek çocuk nüfusuna sahip ülkesinden de yüksektir.
Türkiye’de hane halklarının %44,3’ünde en az bir çocuk yaşıyor. Bu durum, çocuklara yönelik her adımın doğrudan ve dolaylı olarak geniş bir kitleyi etkilediği anlamına geliyor. Çocuk nüfusunun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini ise kız çocuklar oluşturur.

Bazı illerde, çocuk nüfus oranı düşükken, özellikle Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde bu sayının %40’ın üzerinde olduğu iller görülüyor. En düşük çocuk nüfus oranına sahip il ise %16,9 ile Tunceli oldu.
Yaş gruplarına göre dağılım ise şöyledir:
- %25: 0-4 yaş
- %29: 5-9 yaş
- %29: 10-14 yaş
- %17: 15-17 yaş
Görüldüğü üzere, çocuk nüfusunun yarısından fazlası erken ve orta çocukluk dönemindedir.
Okul öncesi dönemdeki (0-4 yaş) çocuk sayısı 5,6 milyondur. 5 yaşındaki çocukların net okullaşma oranı ise 2021-2022 yılında %81,6’dır (TÜİK, 2022).
Eurostat verilerine göre 2021 yılında 3-5 yaş arası çocukların erken çocukluk eğitimine ve bakımına katılım oranı AB’de oğlanlar için %32,1, kızlar için ise %31,3’tür. Bu açıdan Türkiye’nin gelişmiş ülkelere kıyasla yetersiz kaldığı görülmektedir.
Haberin sonraki bölümlerinde, TÜİK’e ek bir kaynak da ÇYDD’nin “CUMHURİYETİN 100. YILINDA ÇOCUKLARIN MEVCUT DURUMU” başlıklı makalesi olarak görülebilir.
Zorunlu Eğitim ve Okullaşma Oranları:
15 milyondan fazla çocuğun eğitim alması gerekirken, net okullaşma oranları:
- İlkokul: %93,7
- Ortaokul: %89,8
- Ortaöğretim: %89,7
- Ortaöğretimde her 10 çocuktan 1’i eğitim almıyor.
- Ortaöğretim tamamlama oranı %77,9.
Ergenlik Dönemindeki Kopuşlar:
- 13-17 yaş grubunda “sınava hazırlık endişesi” %50,5.
- Rekabetçi eğitim sistemi, çocuklar üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor.
- Müfredat ve okul ortamının, okul terkine etkisi göz ardı edilmemeli.
- Psikoloji ve eğitim alanlarında araştırmalar yapılmalı.
- Çocuk hakları ve gereksinimleri gözetilmeli.
Örgün Eğitimden Kopuş:
- 2022-2023’te 437.169 öğrenci örgün eğitimden koptu.
- Açık öğretimdeki öğrencilerin durumu, eğitim hakkına dair endişeler yaratıyor.
- Okullaşma oranları, ilk 4 sınıf için %93’ün üzerindeyken, 9-12.sınıflar için89,7’nin altında.

Eğitim Hakkı ve Eşitsizlikler:
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) “CUMHURİYETİN 100. YILINDA ÇOCUKLARIN MEVCUT DURUMU” başlıklı makalesindeki verilerine göre,
- Engelli, çalışan, cezaevinde bulunan, mülteci ve azınlık çocukların eğitim hakkı ihlal ediliyor.
- Temel eğitimden mahrum bırakılan çocuklar için çözüm yok.
- Engelli çocuklar için okullar yeterince hazır değil.
- Birleştirilmiş sınıf uygulaması, eğitim hakkını kısıtlıyor.
- Deneyimsiz öğretmenler atanıyor.
- Temel liseler ve devlet liseleri arasında nitelik farkı var.
- Özel eğitim kurumlarında eksiklikler ve suistimaller mevcut.
- Mevsimlik işçilik yapan ve sokakta yaşayan çocuklar eğitim alamıyor.
Politikalar ve Çözüm Önerileri:
ÇYDD çözüm olarak şunları önermiş, aileleri sorumlu olmaya çağırmış.
- Düşük gelirli ailelere destek sağlanmalı.
- Okul terk ve devamsızlık araştırılmalı ve çözümler üretilmeli.
- Çocuk işçiliği ile mücadele artırılmalı.
- Engelli ve özel gereksinimli çocuklar için altyapı sağlanmalı.
- Göçmen, mülteci ve azınlık çocukların eğitim hakkı korunmalı.
- Ayrımcılıkla mücadele edilmeli.
Ailelerin Sorumluluğu:
- Çocuk hakları konusunda farkındalık ve bilinçlenme sağlanmalı.
- Çocuk haklarına saygı duyulmalı.
- Çocuk hakları savunuculuğu yaygınlaştırılmalı.
Çocukların yaşadığı zorluklar
Çocuklar birçok alanda zorlanıyorlar.
Temel İhtiyaçlarda Zorlanan Çocuklar:
5-17 yaş grubundaki çocukların:
- %1’i görmede zorlanıyor.
- %1,1’i yürümede zorlanıyor.
- %0,9’u öz bakımını karşılamakta zorlanıyor.
- Bunun dışında davranlış kontrolü konusunda erkek çocukların kız çocuklara göre yaklaşık 2 kat daha kontrolsüz olduğu görülüyor.

Çocuk bakımına yönelik hizmetler
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre mevcut bu hizmetlerden birçok çocuk yararlanıyor ancak tüm çocuklara ulaşılıp ulaşılamadığı konusunda bir bilgi bulunmuyor.

Koruma altına alınan 14.141 çocuk varken, koruma altına alınmadan aile yanında destek verilen 154.853 çocuk bulunuyor. Evlat edindirilen çocuk sayısı ise 556.
Eğitim ve Gelişimsel Zorluklar:
5-17 yaş grubundaki çocukların:
- %0,8’i iletişim kurmakta zorlanıyor.
- %1,5’i öğrenmekte zorlanıyor.
- %1,1’i hatırlamakta zorlanıyor.
- %1,4’ü yoğunlaşmakta zorlanıyor.
- %2,1’i değişime uyum sağlamakta zorlanıyor.
- %1,6’sı davranışlarını kontrol etmekte zorlanıyor.
- %2,1’i arkadaş edinmekte zorlanıyor.
Psikolojik Zorluklar:

- %13,4’ü okul derslerinin baskısı altında hissediyor.
- %13,8’i zorbalığa maruz kalıyor.
- 13-17 yaş grubunda %6,8’i okulda kendini dışlanmış hissediyor.
- %45,2’si toplumsal dışlanma ve yoksulluk riski altında.
Ölüm Sebepleri:
2021 yılında:
- 1-4 yaş grubundaki çocukların %17,9’u
- 5-14 yaş grubundaki çocukların %16,6’sı
- 15-17 yaş grubundaki çocukların %20,7’si bilinmeyen nedenlerle hayatını kaybetti.
- Çocuk ölümlerinde dışsal yaralanma ve zehirlenmeler ön sırada.

TÜİK’ün 2023 yılı İstatistiklerle Çocuk Haber Bülteni’ne göre:
- 13-17 yaş grubundaki çocukların sadece %45,1’i Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden haberdar.
- Hangi haklara sahip olduğunu bilmeyen çocukların oranı %53,3.
- Yetişkinlerin söz konusu haklara karşı duyarlı davrandığını ifade eden çocukların oranı ise %52,7.
- Neredeyse her iki çocuktan biri haklarından haberdar değil.
- Çocukların çoğu mevcut haklarına saygı duyulmadığını hissediyor.
Uzmanlar da bu durumu fark ediyor:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2023-2028 yıllarını kapsayan Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı‘nda çocuk hakları kültürünün her ortamda geliştirilmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Çocuk hakları bilincinin artırılması için acil adımlar atılması gerekiyor. Çocuklara hakları ve bu haklara saygı duyulması gerektiği konusunda bilinçlendirilmeli. Yetişkinler de bu konuda daha duyarlı davranmalı.
TÜİK verileri, çocukların haklarının ihlal edildiğini açıkça gösteriyor:
Çocuk Evlilikleri:
- 2022 yılında 16-17 yaş grubundaki resmi kız çocukları evlilikleri %2’dir (TÜİK, 2022).
Bu oran 10.000’den fazla kız çocuğunun evli olduğunu gösteriyor. 2022’de TÜİK’in yayınladığı grafikte, 16-17 yaş grubunda evlenen kız çocuklarının sayısı 11.520 olarak görülürken, bu yaş grubunda erkek çocuklarının sayısı 688 oldu. Bu sayı son 10 yıldır bir azalma eğilimi gösterse de, hala birçok çocuğun mağduriyetine yol açıyor. - Veri gerçeği gizliyor: 16 yaşından küçük kız çocuklarının evlilikleri “sıfır” olarak kabul ediliyor.

- 2002-2013 yılları arasında 10.237 çocuğun mahkeme kararıyla yaşı büyütülerek evlendirildiği görülüyor.
- Kız çocukları erkek çocuklara kıyasla 27 kat daha fazla yaşı büyütülerek evlendiriliyor.16 yaşındaki çocukların evlenme izni talebiyle açtığı davaların %86’sı kabul ediliyor (İMDAT, 2021). (Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) (2021). Türkiye Çocuk Evlilikleri Raporu 2020. https://dspace.ceid.org.tr/xmlui/bitstream/handle/1/1647/\%C3\%87ocuk\%20Evlilikleri\%20Raporu\%20-\%2020-04-2021.pdf?sequence=1&isAllowed=y)
- Çocuklar, cinsiyetlerine göre farklı istismar türlerine maruz kalıyor.
- Çocuk evlilikleri ve çocuk işçiliği, ataerkil anlayışın bir sonucu.
- Çocuk haklarının korunması için acil adımlar atılması gerekiyor.
Çocuk İşçiliği:
15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılma oranı:
- Erkek çocuklarda: %27
- Kız çocuklarda: %10
Erkek çocuklar, kız çocuklara göre daha fazla çalışıyor.

Çocuk Yoksulluğu
- Türkiye’de gelir eşitsizliği yüksek ve bu durum çocuk yoksulluğunu tetikliyor.
- Nüfusun %25’ten fazlasını oluşturan çocuklar, yoksulluğun en fazla etkilenen grubu.
2022 Aralık ayı itibarıyla 157.248 çocuk sosyal ve ekonomik destek alıyor (ASHB, 2023) (Aile ve Sosyal Haklar Bakanlığı, 2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı. https://www.aile.gov.tr/media/132816/turkiye-c-ocuk-haklari-strateji-belgesi-ve-eylem-plani-2023-2028-dijital.pdf adresinden ulaşılmıştır.) - 2021 yılında yoksulluk riski altında olan çocukların oranı %34,2’ye ulaştı (Eurostat, 2021c). (Eurostat (2021c). At-risk-of poverty rate for children (aged less than 18) by sex. https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/tepsr_spi110__custom_8483305/default/table?lang=en adresinden ulaşılmıştır.)
- Bu durum, her üç çocuktan birinin yoksulluk tehdidi altında olduğu anlamına geliyor.
Yoksulluk, çocukların kaygı ve depresyon gibi ruhsal sorunlar yaşamasına yol açıyor. - 2022 yılında 6-17 yaş arası çocukların sadece %39’u sinemaya veya tiyatroya gidebildi.
- Yoksulluk, çocukların temel haklarına erişimini engelliyor ve onları birçok açıdan olumsuz etkiliyor.
- Çocuk yoksulluğu ile mücadele için acil adımlar atılması gerekiyor.
Adalet Sistemindeki Çocukların Durumu
- 2022 yılında 601.754 çocuk suça karıştı (TÜİK, 2023b).(TÜİK (2023b). Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri 2022.https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Guvenlik-Birimine-Gelen-veya-Getirilen-Cocuk-Istatistikleri-2022-49662&dil=1 adresinden ulaşılmıştır.)
- En çok isnat edilen suçlar hırsızlık ve yaralama.
- Uyuşturucu kullanımı da artıyor (%4,5).
- 3 Temmuz 2023 itibarıyla 12-17 yaş grubunda 1013 hükümlü çocuk var (CTE, 2023). (Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğü (2023). Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Tutuklu ve Hükümlülerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımları https://cte.adalet.gov.tr/Resimler/Dokuman/6072023083806istatistik-5.pdf adresinden ulaşılmıştır.)
Deprem ve Çocuklar
- Şubat 2023 depremleri 2,5 milyon çocuğu etkiledi (United Nations, 2023). (United Nations (2023). Convention on the Rights of the Child. https://tbinternet.ohchr.org/_layouts/15/treatybodyexternal/Download.aspx?symbolno=CRC\%2FC\%2FTUR\%2FCO\%2F4-5&Lang=en adresinden ulaşılmıştır.)
- Çocuk hakları ihlalleri yaşandı:
- Kişisel bilgiler ve fotoğraflar sızdırıldı.
- Yalan haberler yapıldı.
- Kontrolsüz şekilde yabancı yetişkinlere teslim edildi.
- Bazı çocuklar cemaatlere ve radikal gruplara teslim edildi.
Göçmen Çocuklar
Göçmen çocukların yaşadıkları sorunlar, barınma, açlık, dil, dışlanma, eğitim, sağlık konularında sorunlar yaşamaktadır.
Sağlık Hakkı
Beslenme bozuklukları, su ve hava yoluyla bulaşan hastalıklar yaygın. Kronik hastalıklar, büyüme ve gelişme gerilikleri, ruh sağlığı sorunları ve bağımlılıklar görülüyor. Sağlık taramaları yetersiz. Göçmenler için sağlık koruma planı yok.
Eğitim Hakkı
- 2014 yılında göç eden Suriyelilerin sadece %10’u eğitim aldı (UNICEF, 2014). (UNICEF (2014). Sayılarla Dünya Çocuklarının Durumu 2014. https://www.unicef.org/turkiye/raporlar/sayilarla-d\%C3\%BCnya-\%C3\%A7ocuklarinin-durumu-2014 adresinden ulaşılmıştır.)
- Eğitim alan çocukların aldığı eğitimin niteliği yetersiz. Kültürel bütünleşme sağlanamıyor.
Çocuğa Yönelik Şiddet
Çocuğa karşı şiddet, çeşitli şekillerde gösterilebilen ve çocuk gelişimini olumsuz etkileyebilen fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve siber davranışlar olarak tanımlanır. Fiziksel şiddet, vurma, tokat atma, yaralama gibi davranışları içerir ve genellikle diğer şiddet türlerine nazaran daha kolay fark edilir. Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarına fiziksel cezalar verme oranı yüksektir ve bu kültürel bir norm olarak da görülebilir.
Psikolojik şiddet ise sürekli eleştirme, ilgisizlik, tehdit etme gibi davranışları içerir ve genellikle toplumda diğer şiddet türlerine nazaran daha az fark edilir. Türkiye’de ebeveynlerin çocuklara psikolojik şiddet uygulama oranı da oldukça yüksektir.
Cinsel şiddet, çocuğun cinsel nesne olarak görülmesiyle ortaya çıkar ve çocuğun cinsel bölgelerine fiziksel müdahaleler, ensest gibi davranışları içerir. Bu tür şiddetin fark edilmesi genellikle zordur ve çocuklar bu durumu başkalarına anlatmaktan çekinebilirler.
Ekonomik şiddet ise çocuğun maddi gereksinimlerinin ihmal edilmesi veya çocuğun çalıştırılması gibi davranışları içerir. Türkiye’de birçok çocuk ekonomik faaliyetlerde bulunmakta ve bazıları ekonomik olarak istismar edilmektedir.
Siber şiddet, çocuğa internet üzerinden aşağılayıcı, cinsel taciz içeren iletiler gönderilmesi gibi davranışları içerir ve çocuklar sıklıkla bu tür şiddete maruz kalır. Bu durum, çocukların internet kullanımının yaygınlaşmasıyla daha da artmıştır. Resmi kurumların çocuk güvenliği konusunda daha fazla önlem alması önemlidir.
Çocukların İşgücüne katılma istatistikleri
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023’te yayımladığı Hanehalkı İşgücü Araştırması’na göre, 15-17 yaş arasındaki çocukların işgücüne katılma oranı %18,7’dir (Erkek çocukların %27’si, kız çocukların %10’u çalışıyor.). Bu oranın bir önceki yıl %16,4 olduğu düşünüldüğünde, ekonomik krizin çocukları da tehdit ettiği açıkça görülmektedir. Türkiye’de 2019’da 5-17 yaş aralığındaki çocuk sayısı 16 milyon 457 bin olarak tahmin edilmiştir ve bu sayı giderek artmaktadır. 5-17 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısı 720 bindir ve bu gruptaki çocukların yaşlarına bakılmaksızın birçok sektörde çalıştığı belirtilmektedir. Çalışan çocukların %30,8’i tarımda, %23,7’si sanayide ve %45,5’i hizmet sektöründe çalışmaktadır. Özellikle tarım sektöründe çalışan çocuklar arasında ölüm vakalarının en fazla olduğu tespit edilmiştir.
Çalışan çocukların %65,7’si eğitimlerine devam etmekte ancak %36,2’si ücretsiz aile işçisi olarak çalıştırılarak ekonomik istismara maruz kalmaktadır. Ayrıca, çalışan çocukların %1,3’ü iş yerinde yaralanmış veya sakatlanmıştır ve %4,4’ü bu tür durumlara tanık olmuştur. Çalışma ortamında fiziksel sağlığı olumsuz etkileyen faktörler arasında aşırı sıcaklık, kimyasal maddelere maruz kalma ve ağır iş yükü bulunmaktadır.
Çocuk işçiliğinin nedenlerine bakıldığında, yoksulluk, işsizlik, demografik faktörler ve eğitim eksikliği gibi unsurlar ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, patronların ucuz iş gücü elde etme isteği de çocuk işçiliğini etkileyen önemli bir faktördür. Çocuk işçiliği, çocukların haklarının ihlali ve istismarıyla ilişkilendirilmiş olması nedeniyle uzun vadeli olumsuz etkilere sahiptir ve kayıt dışı ekonomilere yol açabilir. Yetkililerin, çocuk işçiliğinin altında yatan nedenleri inceleyerek çocukların ekonomik istismarını önlemeye yönelik adımlar atması gerekmektedir.
Çocuk ölümleri
Ölüm istatistiklerine göre, 1-17 yaş arası çocuk ölümlerinde en yüksek oran dışsal yaralanma ve zehirlenme vakalarından kaynaklanmıştır. Bu nedenle, bu yaş grubunda 1313 çocuk yaşamını yitirdi. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıklarıyla ilişkili olarak 893 çocuk, iyi ve kötü huylu tümörlerle bağlantılı olarak 669 çocuk ve dolaşım sistemi hastalıklarıyla ilişkili olarak da 429 çocuk hayatını kaybetti. Bu istatistikler, çocukların sağlığını etkileyen çeşitli faktörlerin olduğunu göstermektedir. Dışsal yaralanmaların ve zehirlenmelerin çocuk ölümleri üzerindeki etkisinin yanı sıra, sinir sistemi hastalıkları ve tümörler gibi diğer sağlık sorunlarının da dikkate değer olduğu görülebilir.
