MESEM’de “eğitim” adı altında çocuk işçiliği: En az 15 öğrenci iş cinayetlerinde öldü, gerçek sayı daha yüksek olabilir

Tarih:

Paylaş:

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), resmi söylemde “istihdama geçişi hızlandıran bir eğitim modeli” olarak konumlandırılıyor. Ancak sivil toplumun sahadan derlediği güncel veriler ve hak örgütlerinin raporları, uygulamanın özellikle yoksul çocuklar açısından çocuk işçiliğini büyüten bir kanal ve sistematik bir çocuk işçiliği mekanizması haline geldiğine işaret ediyor.

Aşağıdaki butonla, bu konudaki HepsiVeri podcastini dinleyebilirsiniz.

2024 takvim yılında, en az 71 çocuk işçi ölümü gerçekleşmiş. 2025 Kasım sonu itibarıyla en az 85 çocuk işçi çalışırken ölmüş. Bu ölümler arasında, en az 15 MESEM’li öğrencinin ölümü (2023–2024 ve 2024–2025 eğitim-öğretim yılları) de var. Bu toplamın içinde, MESEM kapsamında işyerine yönlendirildiği bilinen ve kayda girebilen vakalar. Bu bilgileri verirken neden “en az” dediğimizin sebebi ise, kayıtların resmi olarak olmaması. Yani, eğer bir çocuk iş kazası sonucu öldüğünde, basına yansıyor ve İSİG Meclisi (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi) kayıtlarına giriyorsa, ancak o durumda sayılıyor.

İSİG Meclisi’nin Ağustos 2025 sonunda yayınladığı sayılar şöyle.

cocuk is cinayetleri

Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu’na göre 2024–2025 eğitim-öğretim yılında 15–18 yaş grubunda MESEM’e devam eden öğrenci sayısı 392.887. Öğrenciler, asgari ücretin belirli bir oranı kadar ücret alsa da, emeklilik primleri yatmıyor, işyerlerindeki koşullar büyük ölçüde patronların insafına bırakılıyor.

Bu tablo, Türkiye’de çocuk işçiliğinin mekânının tarımdan sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerine kaydığı yönündeki tespitlerle birleşiyor. İSİG Meclisi, son yıllarda çocuk emeğinin özellikle organize sanayi bölgeleri ve sanayi sitelerinde yoğunlaştığını, MESEM’in de bu sürecin ana kanallarından biri haline geldiğini vurguluyor.

MESEM nasıl işliyor, risk nerede birikiyor?

MESEM’de (Mesleki Eğitim Merkezleri), en az ortaokul mezunu ve 14 yaşını doldurmuş çocuklar sisteme kaydolabiliyor; pratikte haftanın dört günü işletmede, bir günü okulda ders akışı var.

MESEM’in ölçeği de kritik: Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu’na atıfla, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında 15–18 yaş grubunda MESEM’e devam eden öğrenci sayısı 392.887 olarak aktarılıyor.

Bu modelde öğrenciler belirli bir ücret alabiliyor. Ancak güncel saha anlatımları ve DW‘den DW’den Pelin Ünker’in haberine göre, değerlendirmeler, emeklilik primlerinin yatırılmaması ve çalışma koşullarının fiilen işveren inisiyatifine bırakılması gibi yapısal risklere dikkat çekiyor.

Kayıt dışı çocuk işçiler bu tabloda yok

Resmi istatistikler ve İSİG Meclisi’nin raporları, yalnızca kayıtlara girebilen ve görünür hale gelen vakaları kapsıyor. Oysa aynı dönemde:

TÜİK verileri, 15–17 yaş grubunda işgücüne katılan çocuk sayısının son yıllarda artış eğiliminde olduğunu, 2023’te bu yaş grubundaki çocukların işgücüne katılım oranının %22,1’e yükseldiğini gösteriyor.

Bianet’in TÜİK verilerine dayalı analizine göre, 15–17 yaş grubunda yaklaşık 1 milyon çocuk işgücünde ve uzmanlar MESEM öğrencileri, kayıt dışı çalışanlar ve 15 yaş altı çocuklar da eklendiğinde gerçek sayının 3–4 milyona yaklaştığını belirtiyor. Bianet’ten Nalin Öztekin, 5 Aralık 2025’te, hükümetin bir vitrin projesi olarak sunduğu MESEM’lerin aslında ne anlama geldiğini sorguluyor.

Support to Media Freedom‘dan Zerrin Sargut’un 7 Haziran 2024 tarihinde yayınladığı, “Çocuk işçiliği yasaklanmalı” haberine bakarak, MESEM’lerin 9 Aralık 2016 tarihinde başladığını görüyoruz.

Resmî veri ne söylüyor? “İşgücü” ile “çocuk işçiliği” arasındaki fark

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İstatistiklerle Çocuk 2024 yayınına göre 15–17 yaş grubunda işgücüne katılma oranı 2024’te %24,9 (erkek çocuklar %35,6; kız çocuklar %13,7). Bu gösterge “işgücüne katılımı” ölçer; “çocuk işçiliği”nin tamamını tek başına anlatmaz ama ölçeğin büyüklüğünü görünür kılar. (Kaynak: İstatistiklerle Çocuk 2024, TÜİK, 15 Nisan 2025)

Neden “en az 15 MESEM’li çocuk ölümü” deniyor?

MESEM’li çocuk ölümlerine dair “en az 15” ifadesi, kayıtlara girebilen ve kaynaklara yansıyan vakalara dayalı bir alt sınır olarak kullanılıyor. İSİG Meclisi’nin güncel derlemesi, bu ölümlerin özellikle sanayi ve inşaat gibi yüksek riskli alanlarda yoğunlaştığını vurguluyor. Verilerin yaklaşık %90’ı ulusal basın taramasından, kalan kısım ise aileler, mesai arkadaşları, sendikalar ve yerel basın aracılığıyla elde ediliyor.

Somut vakalar: “istatistik” değil, dosyası olan çocuklar

Mustafa Eti (Tekirdağ) – sigorta ve iş güvenliği iddiaları

T24’ten Mahsun Kılıç’ın “Yanarak ölen çocuk işçi Mustafa Eti’nin sigortası, kazanın olduğu gün yapılmış: Tutuklu iki sanığa tahliye” haberine göre, Tekirdağ’da bir tuğla fabrikasında gece vardiyasında çıkan yangında hayatını kaybeden çocuk işçi Mustafa Eti dosyasında, sigortanın kazanın olduğu gün yapıldığı bilgisi yer alıyor. Yani, Haberde ayrıca iş güvenliği uzmanının olay gecesi fabrikada olmadığı iddiası aktarılıyor.

Eren Dağ (Konya/Karapınar) – MESEM kapsamında görevlendirme ve yargı süreci

bianet’ten Osman Çaklı‘nın aktardığına göre 16 yaşındaki Eren Dağ, Konya Karapınar’da MESEM kapsamında çalıştığı işyerinde bir tarladaki elektrik panosunu tamire gönderildiği sırada elektrik akımına kapılarak 30 Temmuz 2024’te yaşamını yitirdi. Dosyada karar aşamasına gelindiği ve çocuğu MESEM’den iş yerine gönderen kamu görevlilerine dönük soru işaretlerinin sürdüğü, sanıklara ödül gibi cezalar verildiği ifade ediliyor.

Sağlık/meslek örgütleri ve kamuoyu tepkisi: “rapor vermeyeceğiz” eşiği

İzmir Aile Hekimleri Derneği (İZAHED) Başkan Yardımcısı Dr. Volkan Altan, MESEM’de çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığına vurgu yaparak, MESEM’e işe giriş raporu düzenlemeyeceklerini açıkladı.

Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) ise 2025 tarihli açıklamasında, mağdurlarına çocukların da dahil olduğu iş cinayetlerinin toplumsal maliyetine işaret ederek “işçilerin iş cinayetlerinde ölmediği bir ülke” çağrısı yaptı ve çocuk işçilerin çalıştırıldığı riskli işletmelerde yaşanan ölümlere dikkat çekti.

Politika sorusu: “eğitim modeli” mi, çocuk koruma rejimi mi?

MESEM tartışması pratikte tek başına “mesleki eğitim” başlığıyla yönetilemiyor; çocuk işçiliği, işçi sağlığı ve güvenliği, yoksulluk ve denetim kapasitesi başlıklarının kesişiminde duran bir risk portföyüne dönüşmüş durumda. soL’dan Özgür Hüseyin Akış‘ın  değerlendirmesi de MESEM’in “proje” olarak ele alınması gerektiğini, çocukların korunması ve denetim kapasitesinin artırılmadığı senaryoda riskin sistemikleştiğini tartışıyor. Bu noktada, Evrensel gazetesinden Ahmet Ergin‘in “Bakanlıklar böyle olursa” başlıklı yazısında, meselenin “mesleki yönlendirme” olmaktan çıkıp çocukların yaşam hakkı ve kamusal denetim kapasitesi tartışmasına dönüştüğü görülüyor. Ergin, yazısında, Milli Eğitim Bakanı ‘Yusuf Tekin’in bir tartışma üzerine cevabını aktarırken, “bakanın anayasal bir hak olan dinlenme hakkını, İş Kanunu’nda düzenlenen hafta tatili hakkını dahi yok sayacak kadar ileri gittiğini, çocuklar için dahi yasal hakları hiçe saydığını” söylüyor.

Kaynakça

Haber: Onur Metin – HepsiVeri

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Türkiye’de 15 yaş altına sosyal medya yasağı, dijital oyunlara yaş derecelendirmesi: Taslak ne getiriyor?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı ve 15 yaş...

Çocuğumu paylaşmaya neden ihtiyaç duyuyorum? Türkiye’de Sharenting kültürü ve ebeveynler neden paylaşıyor?

Çocuklarımızla ilgili fotoğraf ve videoları sosyal medyada paylaşırken çoğu...

Aile geliri ve ebeveyn eğitimi çocukların beslenmesini nasıl etkiliyor?

Bu hepsiveri haberi; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Çocuk Sağlığı...

Doğum oranı 1,48’e düştü, 2038’de nüfus ilk kez azalacak

Kadın başına doğum sayısı 7 çocuktan 1,48 çocuğa düştü. Türkiye...

İktidarın Çocuk Politikası hapishanelerdeki çocuk sayısına nasıl yansıyor?

Çocukların yaşadığı toplumun bütün sorunlarından yetişkinlerden daha fazla etkilendikleri...

Bir çocuk sömürüsü olarak Çıraklık Uygulaması: MESEM Sistemi ve Hak İhlalleri Raporu

Son bir yılda MESEM uygulamasıyla “çırak” adı altında insanlık...

Murat Kurum’un kreş kararı tartışma yarattı: Seçim vaatleriyle çelişiyor

Son günlerde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın belediyelere...

İlgili yazılar

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...

Kanserin coğrafyası: Doğu Avrupalı erkek, Batı Afrikalı kadın neden bu kadar farklı?

2024 yılında Freddie Bray ve arkadaşları 185 ülkedeki 36 kanser türünü inceleyen "Global Cancer Statistics 2022" başlıklı araştırmayı...

Two Sexes, Eighteen Regions, One Data Story: The State of Global Cancer

In 2024, Freddie Bray and colleagues published "Global Cancer Statistics 2022," examining 36 cancer types across 185 countries....