Türkiye’de sağlık hizmetlerinde eşitsizlik: Veriler ne anlatıyor?

Tarih:

2023 yılında Türkiye genelinde kişi başına düşen hekim müracaat sayısı ortalama 10,5. Bu sayı 2022’de 9,8; 2021’de 8,3; 2020’de ise sadece 7,4’tü. Pandemi etkisinin ardından yeniden artışa geçen bu oran, sağlık sistemine, dolayısıyla hekimlere olan talebin daha da artarak geri döndüğünü gösteriyor. Ancak bu toparlanma tüm bölgelerde eşit değil. Örneğin İstanbul, Ankara ve İzmir’de kişi başına yıllık doktora başvuru sayısı 15’in üzerindeyken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hâlâ 10’un altında seyrediyor.

Paylaş:

“Aynı ülkede, farklı dünyalar”: Sağlık hizmetine erişimde il il uçurum

Türkiye’nin 81 iline ait 2023 yılı sağlık verileri, hizmete erişim ve kullanımda ciddi bölgesel uçurumları gözler önüne seriyor. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2023 (SİY2023) verilerine göre, bazı illerde vatandaşlar sağlık sistemine yılda ortalama 17 kez başvururken, bazı illerde bu sayı 9’a kadar düşüyor.

Bu fark yalnızca başvuru sayısıyla sınırlı değil. Aynı şekilde:

  • yatak doluluk oranları
  • ortalama hastanede kalış süresi
  • yatak devir hızları
  • diş hekimi ve birinci basamak sağlık hizmetlerine erişim

gibi kritik göstergeler de Türkiye’nin bazı bölgelerinde yetersiz altyapı ve düşük kullanım sorununu işaret ediyor.

Sağlıkta “basamak” kavramı, hastaların ihtiyaç duyduğu bakımın niteliğine ve karmaşıklığına göre oluşturulan bir sınıflama sistemidir. Bu yapı, sağlık hizmetlerinin hem etkin hem de erişilebilir biçimde sunulmasını sağlar. Her basamak, farklı uzmanlık düzeyine, donanıma ve hizmet kapsamına sahiptir.

Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri

Sağlık sisteminin temelini oluşturan birinci basamak, bireylerin sağlıkla ilk temas ettiği düzeydir. Amaç, hastalıkları erken dönemde tespit etmek, koruyucu sağlık hizmetleri sunmak ve tedavi gerektiren durumlarda yönlendirme yapmaktır.

Tanım: Toplum temelli, birey ve aile odaklı, koruyucu ve temel sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü ilk temas noktasıdır.

Özellikleri:

Ayakta tanı, tedavi ve danışmanlık hizmeti sunulur; hastalar yatırılmaz.
Aile hekimliği sistemi bu basamağın merkezindedir.
Koruyucu hizmetler (aşılama, gebelik takibi, çocuk sağlığı izlemleri vb.) ön plandadır.
Örnek Kurumlar: Aile Sağlığı Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri, dispanserler.

İkinci Basamak Sağlık Hizmetleri

Birinci basamakta çözülemeyen sağlık sorunları ikinci basamak kurumlarına yönlendirilir. Bu düzeyde hizmetler daha geniş bir uzmanlık yelpazesine sahiptir.

Tanım: Birinci basamakta tanı veya tedavisi mümkün olmayan hastalıkların ele alındığı, uzman tabiplerin görev yaptığı sağlık kuruluşlarıdır.
Özellikleri:

Yatan hasta tedavisi yapılabilir.

Orta düzeyde tıbbi teknoloji ve uzmanlık gerektiren hastalıklar burada ele alınır.

Acil servis, laboratuvar ve radyoloji gibi destek birimleri yaygındır.
Örnek Kurumlar: Devlet hastaneleri, özel hastaneler, dal hastaneleri.

Üçüncü Basamak Sağlık Hizmetleri

Sağlık hizmet zincirinin en ileri düzeyini temsil eden üçüncü basamak, karmaşık, nadir veya yüksek riskli vakaların yönetildiği merkezlerdir.

Tanım: Yüksek düzeyde uzmanlık, ileri teknoloji ve multidisipliner yaklaşım gerektiren sağlık hizmetlerinin sunulduğu basamaktır.

Özellikleri:

24 saat kesintisiz doktor, hemşire ve uzman desteği sağlanır.
Eğitim, araştırma ve yenilikçi tedavi yöntemlerinin uygulandığı kurumlardır.
Yoğun bakım, organ nakli, ileri cerrahi gibi hizmetler bu düzeyde sunulur.
Örnek Kurumlar: Üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri.

Kişi başına hekime müracaat: 4 yıllık trend ne diyor?

2023 yılında Türkiye genelinde kişi başına düşen hekim müracaat sayısı ortalama 10,5. Bu sayı 2022’de 9,8; 2021’de 8,3; 2020’de ise sadece 7,4’tü. Pandemi etkisinin ardından yeniden artışa geçen bu oran, sağlık sistemine, dolayısıyla hekimlere olan talebin daha da artarak geri döndüğünü gösteriyor.

Ancak bu toparlanma tüm bölgelerde eşit değil. Örneğin İstanbul, Ankara ve İzmir’de kişi başına yıllık doktora başvuru sayısı 15’in üzerindeyken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hâlâ 10’un altında seyrediyor.

 

En yüksek 5 il – Kişi başı hekim başvurusu (2023)

İl Kişi başı müracaat
İstanbul 17,2
Ankara 15,3
İzmir 15,2
Antalya 15,4
Samsun 14,1

En düşük 5 il – Kişi başı hekim başvurusu (2023)

İl Kişi başı müracaat
Diyarbakır 8,9
Siirt 9,2
Hakkari 9,3
Şırnak 9,5
Bitlis 10,6

Yatak dolulukta bölgesel farklar- Bazı iller sistem dışı kalmış gibi

Hastane yataklarının ne kadar kullanıldığı, hizmet kapasitesinin ne kadar etkin çalıştığını gösteren bir gösterge. SİY2023’e göre Türkiye ortalaması %62 civarında, yani yataklar %62 oranında dolu, ancak bazı iller bu oranın oldukça dışında. Genellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde bu sayının düşük olması dikkat çekici. Şırnak, Bingöl, Gümüşhane, Hakkari ve Muş’ta yatak doluluk oranları en düşük.

Yatak doluluk oranı (%) En yüksek 5 il

İl Doluluk
Bursa 71,6
Bolu 70,2
İzmir 69,8
İstanbul 65,6
Samsun 65,4

En düşük 5 il – Yatak doluluk oranı (%)

İl Doluluk
Şırnak 41,2
Bingöl 42,2
Gümüşhane 46,1
Hakkari 49,7
Muş 48,9

Bu farklar, doğudaki sağlık tesislerinin altyapı olarak aktif olsa da yeterince kullanılmadığını gösteriyor olabilir. Düşük doluluk, ya talep eksikliğini, ya da sağlık hizmetine ulaşamama sorununu işaret eder.

Diş hekimi hizmetinde, kişi başı başvuru sayısı yarı yarıya farklı

Diş hekimine olan kişi başı müracaat ortalaması ise şöyle:

Ağız ve diş sağlığı hizmetleri de net bir ayrımı ortaya koyuyor. Rize’de yılda 1,32 kez diş hekimine gidilirken, Şanlıurfa’da bu oran sadece 0,48. Rize’yi Sivas, Samsun, Trabzon ve Ankara takip ederken; Şanlıurfa’yı Siirt, Şırnak, Hakkari ve Bitlis takip ediyor.

En yüksek 5 il – Kişi başı diş hekimi müracaatı

İl Müracaat
Rize 1,32
Sivas 0,99
Samsun 0,99
Trabzon 0,78
Ankara 1,23

En düşük 5 il – Kişi başı diş hekimi müracaatı

İl Müracaat
Şanlıurfa 0,48
Siirt 0,53
Şırnak 0,70
Hakkari 0,71
Bitlis 0,73

 

Yatak devir hızı ve aralığına göre, verimlilikte de fark var

Yatak devir aralığı, yani bir yatağın boş kalma süresi, verimlilik ölçütü olarak öne çıkıyor. Yatak ne kadar az süre boş kalırsa, o kadar verimli kullanılmış sayılıyor. Gelişmiş şehirlerde bir yatak ortalama 2 gün boş kalırken, bazı doğu illerinde bu süre 5 günü aşıyor.

En uzun 5 yatak devir aralığı (gün)

İl Gün
Şırnak 5,0
Bilecik 5,4
Erzincan 4,4
Gümüşhane 4,4
Karaman 4,6

 

Bu veriler hastanelerin kullanılmasında farklı bölgeler için ne anlama geliyor?

Türkiye’de sağlık sisteminin fiziksel erişim altyapısı büyük ölçüde tamamlanmış gibi görünse de, kullanımda hâlâ ciddi bölgesel eşitsizlikler var. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da:

  • kişi başı başvuru sayısı düşük
  • yatak kullanımı verimsiz
  • diş hekimi erişimi sınırlı

Bu durum, sadece sağlık altyapısıyla değil, aynı zamanda sosyoekonomik eşitsizlikler, sağlık okuryazarlığı eksikliği, kültürel engeller ve nüfusun sağlık kurumlarına güven düzeyiyle de ilişkili olabilir.

Aynı zamanda bu farklar, kamu sağlık yatırımlarının sadece bina ve ekipmanla sınırlı kalmaması, personel, eğitim ve sosyal destek boyutlarının da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Kaynak:Bu haber Onur Metin | Hepsiveri tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2023 (yayın tarihi: Ocak 2025) ile “İllere göre bazı sağlık göstergeleri” (hastane dolulukları, yatış günleri, başvuru sayıları, diş hekimi verileri vb.) bilgileri ile oluşturulmuştur. Alıntı yapmanız halinde lütfen hepsiveri.com‘a referans verin.

 

Onur Metin
Onur Metinhttps://hepsiveri.com
Onur Metin, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin ardından Anadolu Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı. Gazetecilik kariyeri boyunca resmi istatistikler, uluslararası veri tabanları ve açık veri kaynaklarını kullanarak haberlerini sayısal verilerle güçlendirmeyi, okuyucuya daha derin ve denetlenebilir bir perspektif sunmayı öncelik edindi. Farklı haber sitelerinde geçici süreler çalıştıktan sonra önce kişisel sitesini (onurmetin.com.tr), ardından veri odaklı haber ve analiz ürettiği HepsiVeri’yi kurdu. Demokrasi, emek, eğitim, kent politikaları ve dijital haklar gibi alanlarda ürettiği içeriklerde, verilerden hikâye çıkarmayı; karmaşık veri setlerini grafikler, tablolar ve görselleştirmelerle herkesin anlayabileceği, şeffaf ve kaynakları açık gazetecilik ürünlerine dönüştürmeyi kendine temel görev olarak görüyor. Görülmeyenleri göstermek, olan biteni sayılarla görünür kılmak ve bu verilerin herkes tarafından okunabilir, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışmalarını birden fazla platformda sürdürüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Kanserin coğrafyası: Doğu Avrupalı erkek, Batı Afrikalı kadın neden bu kadar farklı?

2024 yılında Freddie Bray ve arkadaşları 185 ülkedeki 36...

Two Sexes, Eighteen Regions, One Data Story: The State of Global Cancer

In 2024, Freddie Bray and colleagues published "Global Cancer...

Demansın küresel haritası: Yük nerede ağırlaşıyor, Türkiye hangi bantta?

Demans (Alzheimer dahil), artık sadece klinik bir başlık değil....

“BioNTech Türkiye’ye hiç gelmedi” iddiası, kayıt zinciriyle uyuşmuyor

Sosyal medyada dolaşan "Pfizer-BioNTech aşısı Türkiye’ye hiç gelmedi" iddiası,...

Türkiye’nin Çöp Karnesi: Dünya “atığı kaynağa” çevirirken, Türkiye nerede?

Çöp krizi, enerji fırsatı Dünyada çok sayıda ülke, evsel atığı...

Türkiye’de intiharlar 2024’te rekor seviyede: Genç kuşakta risk yüksek

TÜİK’in en güncel istatistiklerine göre 2024 yılında intihar sonucu...

Madde bağlantılı ölümler 2024’te %42 arttı: Bonzai ve metamfetamin başrolde

2017'de 941 ile zirve yapan madde bağlantılı ölüm sayıları...

İlgili yazılar

Balon Balığının Akdeniz’de geri dönüşü neden zor görünüyor?

Balon balığı, Türkiye’nin deniz gündeminde uzun süredir bilinen ama etkisi her yıl daha fazla hissedilen istilacı türlerden biri....

Meta’nın karanlık açığı: Çocuk istismarı reklamları, algoritmalar ve “suçlu veri katmanı” tartışması

BBC'nin Hindistan'da yürüttüğü araştırma, Meta'ya ait Instagram'ın, bazı kullanıcılara çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini pazarlayan paralı reklamlar gösterdiğini...

CHP’ye kayyum kararına toplumdan tepki: Çoğunluk mutlak butlana karşı, bilgi sınırlı, çözüm talebi güçlü

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararı, kamuoyunda beklenmedik biçimde sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu tepkinin...

Örgütsüzlüğün bedeli: Türkiye’de sendika kapısını aşamayanlar

Türkiye'de örgütlenmenin görünmez sınırları Türkiye'de sendikalaşma oranı son on iki yılda yükseliyor. Ama bu tablo, milyonlarca işçiyi kapsayan bir...