Öncelik listesinde hayat pahalılığı, güvenlik ve yoksullukla mücadele var
Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Kış ve Bahar Eurobarometreleri ile Avrupa Komisyonu’nun “EU challenges and priorities” Flash Eurobarometer 569 araştırması, AB yurttaşlarının hem Parlamento’dan hem de Birlik’ten hangi başlıklara öncelik vermesini beklediğini ortaya koyuyor. Veriler, hayat pahalılığı, savunma ve güvenlik ile yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadelenin yurttaş nezdinde ilk sıraya yerleştiğini; buna karşılık AB’nin en güçlü tarafının hâlâ demokrasi ve insan hakları olarak algılandığını gösteriyor. Peki, anketlere göre AB’de yurttaşlar Parlamento’dan ne istiyor?
Veri seti ve yöntem: 3 farklı Eurobarometer, ortak resim
Analiz üç ana kaynağa dayanıyor. Avrupa Parlamentosu Kış 2025 Eurobarometresi, Avrupa Parlamentosu Bahar 2025 Eurobarometresi ve Kasım 2025 tarihli Flash Eurobarometer 569 “EU challenges and priorities”.
Bu yayınlara ait linkler bu sayfanın en altında.
- Avrupa Parlamentosu Kış 2025 Eurobarometresi: 9 Ocak–4 Şubat 2025 arasında 27 üye ülkede 26.354 kişiyle yüz yüze (yer yer video destekli) görüşmeler.
- Avrupa Parlamentosu Bahar 2025 Eurobarometresi: 5–29 Mayıs 2025 döneminde, yine 27 üye devlette toplam 26.410 katılımcıyla yürütülen saha çalışması.
- Flash Eurobarometer 569 “EU challenges and priorities” (Kasım 2025 yayını): 3–10 Eylül 2025 arasında gerçekleştirilen ve 25.893 AB yurttaşıyla çevrim içi yapılan araştırma.
Üç çalışmada da AB-27 genelinde çoklu yanıtlı sorular kullanılıyor; yurttaşlara hem “AB’nin güçlü yanları ve zorlukları”, hem de “AB düzeyinde ve Parlamento düzeyinde hangi politika başlıkları öncelik olmalı?” soruları yöneltiliyor. Sonuç, kriz algısının ekonomi, güvenlik ve sosyal kırılganlık etrafında kristalleştiği bir “Avrupa ajandası”.
Bu haberde, grafiklerde yer alan tüm sorularda katılımcılardan en fazla üç cevap seçmeleri isteniyor. Grafikler Flash Eurobarometer 569 “EU challenges and priorities” açıklamasından alınırken, yazı kısımlarında diğer Eurobarometer’lardan da bulgular kullanıldı.
Avrupa Parlamentosu’ndan beklenti net: Önce cüzdan, sonra kalkan
Avrupa Parlamentosu’nun Kış 2025 Eurobarometresi, “Avrupa Parlamentosu hangi konuları önceliklendirmeli?” sorusuna verilen yanıtlarda temel bir üçgeni açığa çıkarıyor.
Katılımcılara göre, en öncelikli ele alınması gereken konu enflasyon. Enflasyonu güvenlik, yoksulluk ve ekonomiye destek için yeni işlerin yaratılması konuları takip ediyor.
Katılımcıların %43’ü Enflasyon, artan fiyatlar ve hayat pahalılığı başlığını Parlamento’nun ele alması gereken ilk konu olarak işaretliyor. %31’lik bir kesim AB’nin savunması ve güvenliği alanını vurguluyor. Yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadele de yine %31 oranıyla ikinci basamağı paylaşıyor. Ekonomiye destek ve yeni işlerin yaratılması, %29’luk oranla listeyi tamamlayan diğer öncelik olarak öne çıkıyor.
Bahar 2025 dalgasında tablo neredeyse aynı kalıyor: Avrupa Parlamentosu’na öncelik vermesi istenen konular sıralandığında, yine Enflasyon, artan fiyatlar ve hayat pahalılığı %41 ile ilk sırada; Savunma ve güvenlik %34 ile ikinci; Yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadele %31 ile üçüncü sırada.
Yani, iki ayrı saha döneminde mesaj değişmiyor: yurttaş, Parlamento’dan önce cüzdanı koruyan politikaları, eş zamanlı olarak da savunma ve sosyal koruma bileşenlerini güçlendirmesini bekliyor.
Bu yapı, 2024 Avrupa seçimleri sonrasında da gözlenen eğilimin devamı: hayat pahalılığı seçim döneminde de başat kaygıydı, 2025’te hâlâ gündemin en tepesinde.
AB düzeyinde öncelikler: Savunma, rekabetçilik ve düzensiz göç
Yurttaşlara yalnızca Parlamento değil, AB genel politika ajandası sorulduğunda da benzer bir güvenlik-ekonomi ekseni ortaya çıkıyor.
Avrupa Parlamentosu’nun Kış 2025 araştırmasında (25 Mart 2025 tarihli raporda), AB’nin dünyadaki pozisyonunu güçlendirmek için savunma ve güvenlik ile rekabetçilik, ekonomi ve sanayi en kritik iki alan olarak öne çıkıyor (sırasıyla %36 ve %32).
Bahar 2025 dalgasında (3 Eylül 2025 tarihli raporda) bu resim tekrarlanıyor; AB’nin odaklanması gereken başlıca alanlar yine savunma/güvenlik (%37) ve rekabetçilik/ekonomi/sanayi (%32).
Bu bulgular, Komisyon’un Flash Eurobarometer 569 “EU challenges and priorities” çalışmasıyla da benzerlik gösteriyor. Aynı soru setinde, AB’nin öncelikle ele alması gereken politika alanları sorulduğunda:
Güvenlik ve savunma %34 ile ilk sırada; Düzensiz göç %32 ile hemen arkasından geliyor; Ukrayna’daki savaş %27 ile üçüncü sırayı alıyor. Veride geri kalan zirve ülkeler aşağıdaki infografikte.
Özetle, yurttaşın AB düzeyindeki öncelik listesi, sert güvenlik (savunma, göç, savaş) ve ekonomik kapasite etrafında şekilleniyor; Parlamento düzeyinde ise aynı çerçevenin “mutfak ekonomisi ve sosyal koruma” boyutu daha görünür hâle geliyor.
Kriz matrisi: Bugün Ukrayna savaşı, yarın küresel çatışmalar ve iklim
Flash Eurobarometer 569 verileri, Avrupa kamuoyunun kriz algısını iki pencere üzerinden ölçüyor: bugünün ana zorluğu ve gelecek açısından en büyük küresel riskler.
Bugün için, “AB’nin karşı karşıya olduğu başlıca zorluklar” sorusuna verilen yanıtlarda tablo şöyle:
- Ukrayna’daki savaş %47 ile ilk sırada;
- Düzensiz göç %38;
- Hayat pahalılığı %29;
- İklim değişikliği ve çevresel sorunlar %29;
- Güvenlik ve savunma ile ilgili konular %29;
- Yetersiz ekonomik büyüme %22, suç ve terörizm %21;
- Dezenformasyon ve bilgi manipülasyonu ile Orta Doğu’daki çatışma %18; sosyal eşitsizlikler %17; dijital teknolojilerin toplum üzerindeki etkisi %7.

Geleceğe dönük küresel risk algısında ise tablo şöyle katmanlaşıyor:
- Dünyadaki çatışmalar %41 ile ilk sırada;
- Düzensiz göç %35 ile izliyor;
- İklim değişikliği ve çevre sorunları %31 oranında dile getiriliyor;
- AB’nin dünyadaki sesini ve etkisini kaybetme riski %30 ile yeni bir endişe başlığı olarak listeye giriyor.
Bu kombinasyon, kısa vadede “Ukrayna savaşı” merkezli bir kriz algısının; orta–uzun vadede ise çatışmalar, göç, iklim ve jeopolitik güç kaybı ekseninde daha geniş bir güvensizlik atmosferinin oluştuğunu gösteriyor.
AB’nin güçlü yanları: Demokrasi algısı yüksek, öncelik listesi kırılgan
Aynı Flash Eurobarometer 569, yurttaşlara AB’nin “en büyük güçlü yanları”nı da soruyor:
- Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne saygı %36 ile ilk sırada;
- Ekonomik, endüstriyel ve ticari güç %31 ile ikinci sırada;
- Üye devletler arasındaki iyi ilişkiler ve dayanışma %28 ile üçüncü sırada.
Devamında, AB’nin “dünyanın geri kalanına göre hangi değerleri daha iyi temsil ettiği” sorulduğunda, yarıdan fazlası temel haklar ve ifade özgürlüğü (%55) ile sosyal eşitlik ve refah (%52) konularında AB’yi diğer aktörlerden daha pozitif konumlandırıyor.
Ancak, bu güçlü değer algısının hemen ardından sorulan politika önceliği sorularında, listenin tepesine güvenlik, göç, savaş ve hayat pahalılığı yerleşiyor. Değerler düzeyinde “demokrasi projesi” olarak görülen AB, yurttaş gözünde politika düzeyinde “koruma kalkanı ve hayatı sürdürülebilir kılan ekonomik aktör” rolüyle test ediliyor.
Avrupa Birliği’nde yurttaşların “demokrasiye yönelik tehditler” arasında en yüksek oranla işaretlediği başlıklar ise şöyle:
- Genel olarak çevrimiçi ve çevrimdışı dolaşan yanlış / yanıltıcı bilgiler – %37;
- Demokratik kurumlara yönelik artan güvensizlik ve şüphecilik – %35;
- Otoriter yabancı aktörlerden gelen propaganda ve yanlış/yanıltıcı bilgi – %33;
- Ulusal siyaset ve ekonomilere yönelik örtülü dış müdahale (yerel aktörlerin finanse edilmesi dâhil) – %30;
- Vatandaşların siyaset ve seçimlere ilgisizliği – %26.
Siyasi okuma: Güvenlik-ekonomi-sosyal koruma üçgeni
Veri setinin tamamı birlikte okunduğunda aşağıdaki çerçeve ortaya çıkıyor:
Yurttaşlar, AB’yi hâlâ demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından dünyada olumlu bir istisna olarak görüyor.
Buna karşılık, Parlamento’dan ve AB’den beklenen somut öncelikler, ağırlıkla enflasyon ve hayat pahalılığını frenleyecek, savunma ve güvenliği güçlendirecek ve yoksulluk ile sosyal dışlanmayı azaltacak politika karışımına odaklanıyor.
Bu da siyasal aktörlere net bir mesaj veriyor. Bütçe tartışmaları, yeni AB çok yıllı mali çerçevesi ve Parlamento’nun politika ajandası yalnızca jeopolitik riskler ve askerî işbirliği etrafında değil, mutfak ekonomisi ve sosyal kırılganlığın azaltılması üzerinden de kurgulanmak zorunda.
Aksi hâlde, AB’nin değerler düzeyindeki meşruiyeti ile yurttaşın gündelik hayatındaki kırılganlık hissi arasındaki açı daha da açılacak. Bu veri seti, tam da bu açının hangi eksenlerde büyüdüğünü, rakamsal olarak teşhis imkânı sunuyor.
Haber: Onur Metin |hepsiveri.com
Bu haberi beğendiniz mi? Başka birinin okumasını ister misiniz? Öyleyse lütfen paylaşmaktan geri durmayın!
Kaynaklar
Avrupa Parlamentosu Kış 2025 Eurobarometresi: 9 Ocak–4 Şubat 2025 arasında 27 üye ülkede 26.354 kişiyle yüz yüze (yer yer video destekli) görüşmeler. Link
Avrupa Parlamentosu Bahar 2025 Eurobarometresi: 5–29 Mayıs 2025 döneminde, yine 27 üye devlette toplam 26.410 katılımcıyla yürütülen saha çalışması. Link
Flash Eurobarometer 569 “EU challenges and priorities” (Kasım 2025 yayını): 3–10 Eylül 2025 arasında gerçekleştirilen ve 25.893 AB yurttaşıyla çevrim içi yapılan araştırma. Link
