RTÜK’ün “Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması 2024” verilerine göre Türkiye’de 15 yaş üstü nüfusun günlük ortalama televizyon izleme süresi 3 saat 43 dakika. 65 yaş ve üzeri grupta bu süre 5 saat 16 dakikaya çıkıyor. Haftada en az bir kez televizyon izleyenlerin oranı ise yüzde 93,4. Araştırmanın tam metni RTÜK’ün kamuoyu araştırmaları sayfasında yer alıyor.
2025’te Türkiye’nin Google’da en çok neyi aradığı sorusunun yanıtı, teknoloji, deprem kaygısı ve yerli bir diziyi aynı listede buluşturdu. Google’ın “Year in Search 2025” Türkiye verilerine göre genel aramalarda ilk sırada yapay zeka modeli Gemini, ikinci sırada “İstanbul Depremi”, üçüncü sırada ise Kanal D’de yayınlanan “Eşref Rüya” yer aldı. Liste, Google Trends üzerinden herkese açık olarak paylaşılmış durumda.
Bir yanda ağır bir deprem gündemi ve yapay zeka tartışmaları, diğer yanda bir mafya-romantik dizi evreni. “Eşref Rüya” sadece ekranın değil, arama motorlarının da yıldızı haline gelirken, Türkiye’nin dizi izleme alışkanlığını ve özellikle yaşlanan nüfusun ekran bağımlılığını veri üzerinden tartışmak için güçlü bir mercek sunuyor.
Google’da 3. sıraya çıkan dizi: “Eşref Rüya” neden bu kadar merak edildi?
Google’ın paylaştığı listelere göre 2025’te Türkiye’de “Aramalar” kategorisinin ilk üç sırası şöyle: 1) Gemini, 2) İstanbul Depremi, 3) Eşref Rüya. Yapay zeka ve deprem gibi ağır başlıkların hemen arkasından yerli bir dizinin geliyor olması, dramatik televizyon hikayelerinin gündelik kaygılarla aynı yoğunlukta tüketildiğini gösteriyor.
“Eşref Rüya”, 2025’te Kanal D ekranlarında yayına başladı. Reyting haberlerine göre yapım, Total ve ABC1 gruplarında çoğu hafta gün birinciliğini aldı; bazı bölümlerde Total grupta 9 puanın üzerine çıkarak tüm reyting gruplarında zirveye yerleştiği aktarıldı. Örneğin Kanal D’nin “Reytinglerde de Tek” başlıklı haberinde, dizinin bir bölümde Total 9,87, AB 7,3, 20+ABC1’de 9,83 reyting aldığı bilgisi paylaşılıyor.
Yapım artık sadece ulusal kanal ekranıyla sınırlı değil. “Eşref Rüya”nın 1. ve 2. sezonu Amazon Prime Video Türkiye kataloğunda yer alıyor (1. sezon, 2. sezon). İngilizce altyazı ile izlemek isteyen uluslararası izleyiciler için de Turkision gibi platformlarda diziye erişim mümkün: Turkision – Esref Ruya. Böylece klasik televizyon yayını, isteğe bağlı izleme (on-demand) ve uluslararası dijital platformlar üzerinden genişleyen bir izleyici havuzu oluşuyor.
Dizi nerelerde izleniyor?
“Eşref Rüya”nın ilk gösterimi her hafta çarşamba akşamları Kanal D’de yapılıyor.
Dizi, Türkiye’de Amazon Prime Video üzerinden de sezon sezon erişilebilir durumda.
İngilizce altyazılı versiyonlar Turkision gibi çevrimiçi platformlarda uluslararası izleyiciye sunuluyor.
Böylece diziye erişim sadece lineer TV yayınından ibaret kalmıyor; akşam dizi ritüeli, günün farklı saatlerine yayılmış, 7/24 erişilebilir bir ekran alışkanlığına dönüşüyor.
Veri odağı: Türkiye günde 3 saat 43 dakika televizyon izliyor
RTÜK’ün “Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması 2024” raporu, Google’da trend olan bir dizinin aslında hazır bir zemine oturduğunu gösteriyor. Rapora göre:
15 yaş üstü nüfus için günlük ortalama televizyon izleme süresi 3 saat 43 dakika.
65 yaş ve üzeri bireylerde bu süre 5 saat 16 dakikaya yükseliyor.
Son bir haftada en az bir kez televizyon izleyenlerin oranı yüzde 93,4.
Medya mecraları içinde haberleri izlediğini belirtenlerin oranı yüzde 89,3, dizi ve filmleri izlediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 85,7.
Bu veriler raporun televizyon başlıklı bölümünde ayrıntılı şekilde yer alıyor (RTÜK Medyametre 2024).
Genç yetişkinler internet ve sosyal medyaya daha çok zaman ayırarak geleneksel TV ortalamasını aşağı çekiyor. Buna karşılık “Eşref Rüya” gibi dizilerin hem açık kanalda hem de dijital platformlarda eş zamanlı bulunması, genç izleyiciyi de dizi evrenine dahil ediyor. Bu çok kanallı izleme biçimi, yapımın Google aramalarında ilk üçe çıkmasını açıklayan dinamiklerden biri olarak görülebilir.

Bu grafik, 65 yaş üstü grubun ekran başında geçirdiği sürenin genç kuşaklara göre belirgin biçimde sıçradığını görsel olarak ortaya koyuyor.
Dizi ve film, özellikle kadınlarda ve orta ileri yaşta “varsayılan” akşam rutini
Medyametre araştırması, televizyon izleyenler arasında program türleri dağılımını da ayrıntılı inceliyor. Buna göre haberler yüzde 89,3 ile ilk sırada, dizi ve filmler yüzde 85,7 ile ikinci sırada. Yarışma programları ise yüzde 64 ile üçüncü sırada yer alıyor.
“Dizi filmleri izlediğini” belirten kitlenin demografik dağılımı incelendiğinde tablo daha da netleşiyor:
Dizi ve film izleme oranı genel ortalama yüzde 85,7.
Kadınlarda bu oran yüzde 92,2 iken erkeklerde yüzde 79 düzeyinde kalıyor.
Yaş grupları içinde 55-64 yaş aralığında dizi izleyenlerin oranı yüzde 90,4 ile zirve yapıyor.
Sosyoekonomik statü (SES) düzeyi yükseldikçe dizi izleme oranının kademeli biçimde azaldığı görülüyor; DE grubunda oran yüzde 90,9 iken AB grubunda yüzde 77,8.
Bu kırılımlar, RTÜK raporunun Grafik 37 başlıklı bölümünde yer alıyor.
Sonuçta orta ve ileri yaş gruplarında, özellikle de kadınlar arasında prime time dizilerinin neredeyse otomatikleşmiş bir akşam rutini olduğu ortaya çıkıyor. Akşam saatleri “dizi saati” ile neredeyse eş anlamlı hale geliyor. “Eşref Rüya”nın Google’da ilk üçe yükselmesi ve haftalık reytinglerde birinciliğe oturması, bu yerleşik rutinin yeni sembollerinden biri olarak okunabilir.
Grafik 2 – Dizi ve film izleme oranı (cinsiyet, yaş, sosyoekonomik düzey kırılımı)
Haftada en az bir kez dizi izlediğini söyleyenlerin oranı kadınlarda yüzde 92,2 iken, erkeklerde yüzde 79 seviyesinde kalıyor. Yaş gruplarına bakıldığında oranların 35 yaş sonrası belirgin şekilde yükseldiği, 55-64 ve 65+ segmentlerinde zirve yaptığı görülüyor.
Yaşlanan ekran: 65+ için gündüz yalnızlık, akşam dizi maratonu
RTÜK’ün saha verileri, 65 yaş ve üzeri grubun günde 5 saati aşan süreyle televizyon izlediğini ortaya koyuyor. Bu grup yalnızca haber programlarını değil, dizi ve film içeriklerini de yoğun olarak takip ediyor. Günün büyük bölümünü evde geçiren, dijital platformlara gençler kadar rahat erişemeyen ve sosyal etkileşim kanalları sınırlı olan yaşlı bireyler için televizyon, hem bilgi kaynağı hem de eşlik eden bir “arkadaş” işlevi görüyor.
Bu tablonun üzerine “Eşref Rüya” gibi dizilerin haftanın belirli akşamlarına sabitlenmiş yayın saatleri eklendiğinde, 65+ grubun gününü akşama doğru dizi etrafında organize ettiği bir yaşam ritmi ortaya çıkıyor. Bölümlerin uzunluğu, sezon boyunca devam eden hikaye kurgusu ve karakterlerle kurulan duygusal bağ, izleyicinin gününü bir sonraki bölüm beklentisi etrafında kurgulamasına yol açıyor. Bu da ekran başında geçirilen sürenin alışkanlığa, hatta kimi uzmanların “bağımlılık” olarak tarif ettiği düzeye yaklaşmasına neden oluyor.
Tüm nüfusta ortalama televizyon izleme süresi 3 saat 43 dakika iken, 65 yaş üstü grupta 5 saat 16 dakikaya çıkmış durumda.
Google araması, reyting ve akşam rutini aynı hikayede buluştuğunda
Google’da yılın en çok aranan üçüncü başlığının yerli bir dizi olması, televizyonun hâlâ ortak bir “akşam deneyimi” üretme kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor. “Eşref Rüya” klasik mafya ve romantik ilişki formüllerini güncel politik ve sınıfsal gerilimlerle birleştirirken, sosyal medyada, video platformlarında ve haber sitelerinde ürettiği çok sayıda içerikle gün içi görünürlüğünü de sürekli taze tutuyor.
Bu görünürlük, Medyametre verilerindeki 3 saat 43 dakikalık günlük TV süresini sadece oturma odasındaki televizyonla sınırlı olmayan bir ekran ekonomisine çeviriyor. İzleyici aynı diziyi akşam televizyonda izliyor; ertesi gün YouTube, Instagram ve kısa video platformlarında klipler, özetler ve “en iyi sahneler” üzerinden tekrar tekrar tüketiyor. Diziye ait resmi ve gayriresmi içeriklerin listelendiği pek çok video platformu ve oynatma listesi bunu doğruluyor; örneğin dizinin resmi YouTube kanalında tüm bölümler ve fragmanlar tek bir çatı altında toplanmış durumda.
Akşam saatlerinde televizyon karşısına oturan izleyici artık sadece reyting ölçümlerinde görülen “anlık izleyici” değil; aynı anda telefonundan Google’a veri akıtan çok kanallı bir medya tüketicisi. Yılın öne çıkan sorgu listeleri, bu akşam rutinini net biçimde resmediyor.
“Aramalar” sekmesinde Gemini, İstanbul depremi, Türkiye-İspanya maçı ve Squid Game gibi gündem ve popüler kültür odaklı başlıklar öne çıkıyor.
“Diziler” ve “Filmler” listelerinde Eşref Rüya, Squid Game ve Minecraft gibi içerikler, prime time kuşağındaki dizi ve film talebinin dijital yansımalarını oluşturuyor.
“Ne Zaman?” kategorisinde Şampiyonlar Ligi kura çekimi, Gassal’ın 2. sezonu, voleybol ve basketbol finalleri, TOKİ başvuruları gibi sorgular, izleyicinin akşam planını spor takvimi ve resmi ilanlarla senkronize ettiğini gösteriyor.
“Tarifler” başlığında 100 kişilik mercimek çorbası, lokanta usulü beyti ya da soğan dolması gibi yemek aramaları, mutfak hazırlığının da ekran deneyimiyle iç içe geçtiği bir hane rutini tarif ediyor.
“Ne Giyilir?” ve “Nesi Meşhur?” sorguları, akşam planlarının içine kıyafet ve kısa seyahat kararlarını da ekliyor.
Kısacası reyting tablosunda tek satır olarak görünen akşam kuşağı, arka planda Google aramaları sayesinde dizi reytingi, maç yayını, yemek hazırlığı, dolap planlaması ve hafta sonu destinasyonu arasında kesintisiz dolaşan, veriyle izlenebilen bütünleşik bir “akşam yaşam döngüsü”ne dönüşüyor.

Ekran bağımlılığı mı, sosyal ritüel mi?
Uzmanların sıkça vurguladığı nokta, televizyonun özellikle yaşlı nüfus için hem risk hem de sosyal ritüel olması. Günde 5 saati aşan izleme süreleri, hareketsizlikten uyku düzenine, yalnızlık hissinden yüz yüze etkileşimin azalmasına kadar pek çok başlıkta uyarı gerektiriyor. Aynı zamanda haftanın belirli akşamlarında aynı diziyi takip etmek, pek çok yaşlı için “gündemi yakalama” ve “yalnız hissetmeme” biçimi haline geliyor.
“Eşref Rüya” örneğinde olduğu gibi haftanın belirli günlerinde milyonlarca izleyicinin aynı hikaye etrafında toplanması, klasik “ulusal ritüel” anlatısını hatırlatıyor. Ancak bu ritüel artık sadece televizyon ekranında değil; Google aramalarında, sosyal medya trend listelerinde ve video platformu öneri kutularında da yeniden üretiliyor. Bu nedenle tartışma sadece “ekran bağımlılığı” sorusuna sıkışmıyor; aynı zamanda “yaşlanan bir toplumun sosyalleşme ihtiyacını hangi hikayelerin doldurduğu” sorusuna doğru genişliyor.
Son bölüm: “Eşref Rüya” sonrası ekran haritası
Türkiye’nin 2025 ekran haritası iki temel veri kümesiyle özetlenebilir: Google’da ilk üçe giren bir dizi ve RTÜK’ün ölçtüğü günlük 3 saat 43 dakikalık televizyon izleme süresi. Bu iki veri yan yana konulduğunda “Eşref Rüya” gibi yapımların yalnızca eğlence değil, aynı zamanda toplumsal bir zaman kullanımı politikası anlamına geldiği görülüyor.
“Eşref Rüya”nın reyting ve arama trendi başarısı, içerik endüstrisi açısından güçlü bir başarı hikayesi. Öte yandan özellikle 65 yaş üstü için günde 5 saati aşan ekran süresi, sağlık ve sosyal yaşam açısından yeni tartışmaları zorunlu kılıyor. Bir sonraki adım, bu dizilerin sadece reyting ve arama listelerinde değil, yaşlılık politikaları, yalnızlık ve halk sağlığı raporlarında da nasıl anılacağını belirleyecek.
Kaynaklar
- RTÜK, “Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması 2024” (PDF): rtuk.gov.tr
- Google Trends, “Year in Search 2025 – Türkiye”: trends.withgoogle.com
- Google Türkiye Blogu, “2025’in en çok merak edilenlerini açıkladı”: blog.google
- Amazon Prime Video Türkiye, “Eşref Rüya” 1. ve 2. sezon
- Turkision, “Esref Ruya” başlığı: turkision.com
- Eşref Rüya resmi YouTube kanalı: youtube.com/@EsrefRuyadizitv
